Rahşan Ecevit, 1970’lerde başkanlığını yaptığı Köylü Dernekleri aracılığıyla köy okullarına yolladığı kitap kutularını tek tek kontrol ederek, her okula en az bir tane Türkçe mealli Kuran-ı Kerim gönderilmesini şart koşmuştu. Bunu “toplumun gerçekleri okuyarak öğrenmesi ve din takiyecilerinin peşine takılmaması için” yaptığını belirtiyordu.
Alıntı
Rahşan Ecevit:
Atatürk’ün Selanik’teki evinin Yunanlılar tarafından bombalandığı haberleri üzerine 6-7 Eylül 1955 tarihinde İstanbul ve İzmir’de gayrimüslimlere ait yüzlerce ev ve iş yeri tahrip edilip yağmalanmıştı. İsminden dolayı Rumlara ait olduğu sanılan Helikon Derneği de şiddet dalgasından nasibini almış ve sıkıyönetim tarafından kapatılmıştı. Başta Ecevit olmak üzere derneğin kurucuları gözaltına alınarak sıkıyönetim tarafından sorgulanmıştı. Bu olay Ecevit’i hayal kırıklığına uğratmış ve sanata olan hevesini azaltmıştı.
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
1953 yılının Ekim ayında çıkarılan kanunla CHP’nin bütün mal varlığına hükümet tarafından el konulmuştu. Bu olaya kızan Rahşan ve Bülent Ecevit tepkilerini göstermek için CHP Çankaya teşkilatına giderek Ocak 1954 tarihinde resmen üye oldular.
CHP’nin mal varlığına el konulmasının temel gerekçesi, Demokrat Parti’nin CHP’nin elindeki malların “devlet imkânları kullanılarak edinildiği” iddiasıydı.
Alıntı
Teyze; Bülent Ecevit'in annesi Nazlı Ecevit'in büyük teyzesi Ferhande Okday. Prenses; Sultan Vahdettin'in kızı Prenses Ulviye. Son sadrazam Tevfik Paşa'nın oğlu İsmail Hakkı Okday'ın birinci eşi Prenses Ulviye, ikinci eşi Nazlı Ece­ vit'in annesinin teyzesi Ferhande Hanım. Bülent Ecevit; Sultan Vahdettin'in üvey kuzeni. * Refik Halid Karay, Bülent Ecevit, Engin Noyan ... Üç farklı kuşaktan üç meşhur insan. Bu üç kişinin bağlantı­ ları şöyle: Engin Noyan'ın annesinin dedesi Niyazi Halid, Refik Halid'in ağabeyi. Refik Halid'in teyzesi İsmet Ha­ nım, Bülent Ecevit'in babaannesi. * Rahşan Ecevit ile Aydın Boysan kuzen. Boysan Aile­ si'nden Mecdi Boysan, Atatürk'ün kız kardeşi Makbule Atadan'ın kocası. * İsmail Hakkı Okday'ın kökeni Kırım Hanlarına dayanı­yor. Refik Halid'in annesi (ve Engin Noyan'ın dedesinin babaannesi) Nefise Ruhsar Hanım ile kardeşi (Bülent Ecevit'in babaannesi) İsmet Hanım'ın soyu da Kırım Hanlarına dayanıyor. * İsmail Hakkı Okday'ın kardeşi Şefik Okday'ın torunu Aylin Okday, Alp Yalman'ın yeğeni Ahmet Yalman'la evlenir. * Orhan Koloğlu birinci evliliğini (Bülent Ecevit'in anne­ sinin teyzesinin kocası) İsmail Hakkı Okday'ın kardeşi Ali Nuri Okday'ın torunu x ile yapar. Koloğlu, ikinci evlili­ ğini Yalman ailesinden Bilge Yalman ile yapar.
Sayfa 232 - Bıyografi net 2006
Anı-Mektup-Günlük-Edebiyat
Çetin Altan anlatıyor: "Bundan 40 yıl kadar önce Bü­ lent Ecevit, benim Milliyet'teki köşemde benden sonra bir ay kadar yazı yazmıştı. Ve son yazısı, benim Mor Def­ter piyesinin; aynı adı taşıyan ve Yılmaz Güney'in de ilk kez başrolü oynadığı filmi üstüne olmuştu. Filmi övmüş­tü. Yazısı basılmadığı için de, gazeteden ayrılmıştı."43 Bu arada Rahşan Hanım da eşi gibi gazetecilik mesleğine girer. Bülent Bey Ulus gazetesinde çalışırken, Rahşan Hanım da Altemur Kıhç'ın çıkardığı haftalık siyasi dergi Devir' de çalışır. Gazeteci Bülent Ecevit, İngiltere Dışişleri Bakanh­ ğı'ndan davet alarak tekrar İngiltere'ye gider ve 12 gün kalır. Bu gezisinde Avrupa Sosyalizmi'ni inceler. Ardın­ dan Genelkurmay Haber Başkanlığı Protokol Şubesi'nde 32. Dönem Asteğmen olarak vatani görevini yapar.
Sayfa 55 - Bıyografi net 2006
Anı-Mektup-Günlük-Edebiyat
Mustafa Bülent Ecevit
“İngilizlerin toplum bilinci ikimizi de (Rahşan Ecevit) çok etkiledi. Tabii İkinci Dünya Savaşı yeni bitmişti ve İngiltere’nin ekonomik sıkıntıları çok büyük ölçülerdeydi. Birkaç yıldan beri, her şey karneyle veriliyordu ve çok sınırlıydı. Orada İngilizlerin bütün sıkıntıları ortak yaşamaları, ikimizi de çok etkilemişti. Mesela bir-iki karaborsa yiyecek dükkânı vardı, sadece yabancılar giderdi ama İngilizler gitmezdi. O toplum bilinci, sıkıntılara birlikte katlanma anlayışı… Su kıtlığı da vardı. Ama herkes bilirdi ki İngiltere kralının ailesi de aynı kurallara uygun davranıyordu. Toplum bilinci ve dayanışmayı keşfetmiş bir halkın, savaş sonrası sıkıntılarını nasıl birlikte ve sosyal adalet anlayışı içinde göğüsleyebildiğini yakından gördüm. Darlığı olan bir ihtiyaç maddesinin sıkıntısına herkes şikâyetsiz katlanırdı. Çünkü herkes; bir köylü de, bir işçi de, bir küçük memur da bilirdi ki kendisi ne kadar et, peynir ya da yağ yiyebiliyorsa kraliçe de, başbakan da, lordlar da o kadarını yiyebilmektedir.”
Sayfa 81 - Doğan Kitap·Kitabı okudu