"Fütüvvet yani kahramanlık, kimsenin yapamayacağı tehlikeli şeyleri yapmak demek de değildir. Karşı karşıya kaldığı her tercihte Hakk'ı seçmektir. Ahlâk, yani yaratılış imtihanı zaten ikilemlerde yapılan tercihlerle ortaya çıkar. Mümini kâfirden, âlimi cahilden, ârifi gafilden, hazreti insanı esfel-i sâfilînden ayıran budur. İnsan bu tercihi istikrarlı bir şekilde hep Hak'tan yana yapmaya devam ettikçe Hak dostu olur. O zaman Hak nuru onun bakışı, görüşü, yürüyüşü, düşünüşü, sevişi, nefret edişi, sanatı, siyaseti, ticareti olur."
"Bilinç kırılınca bilgi, bilgi kırılınca amel, amel kırılınca ihlâs, ihlâs kırılınca da iman kırılır. Bu yüzden dilimize sahip çıkmak, dinimize sahip çıkmaktır."
"En büyük bilgi kendilik bilgisidir.Zira kişinin kendisi olmak demek, Rabb'iyle bağ kurması, Rabb'inin onun sahip olduğu tek varlık olduğunu farketmesiyle olur.Bunun dışında kâfirlerin "kendisi" olması olamaz. "Özgün" olabilirler, zaten her insan ve varlık özgündür. Ama bizim kendilik dediğimiz kulluktur. Hakk'ı bilmeyen kendini bilemez. Hakk'a yüz çeviren kendine göz çeviremez."
"-Biz hepimiz yalnızız.Aldanmamak gerek.Yaşam bir zindandır, türlü türlü zindanlar.Ama kimileri zindan duvarına resim çizer ve bununla oyalanırlar. Kimileri kaçmak ister, boşuna ellerini yara bere içinde bırakırlar.Kimileri de yas tutar.Fakat işin aslı, hep kendimizi aldatmalı, hep kendimizi aldatmalıyız.Ama bir zaman gelir, insan kendini aldatmaktan da bıkar...Sanırım bugün dilime hâkim olamıyorum.Çünkü yıllardır kendimden başka biriyle konuşmadım.Ama şimdi yepyeni bir sıcaklık hissediyorum içimde."