Kitap sadece 63 sayfa ama felsefi olduğu için sindirerek okumak lazım. 9 günde bitirmişim, açıkçası biraz da sıkıldım o yüzden uzadı bitirme süresi. Özetle; doğayı insan ve Tanrı kavramları ile algılamamızı söyleyen bir eser. Kitaptan bir alıntı ile daha net ifade edebilirim sanırım :
“…Dolayısı ile ruhun, yani yüce varlığın doğayı etrafımızda değil, ağacın eski dalların ve yaprakların gözeneklerinden yenilerini yaratması gibi, doğayı içimizden yeşerttiğini öğreniriz…”
Kısacası, dil olarak sade anlaşılır ama içerik olarak üzerine düşünerek okunulması gereken bir kitap. Felsefe seviyorsanız listenize ekleyebilirsiniz.
Ralph Waldo Emerson benim sadece büyük hayranlık beslediğim Henry David Throeau ile olan arkadaşlığı sayesinde tanıdığım bir yazardır. Nedense "sen neden burda değilsin Waldo?" sorusundan sonra kendisini okumak gelmemişti içimden ki Henry David tarafından sorulan çok haklı bir soruydu bu.
Halikarnas Balıkçısı tarafından çevrilen bu kitap öylesine elime geçtiğinde sorunun etkisi de azalmıştı benim için ve kitabı okudum.
Ralph Waldo Emerson insanı kendi içine dönmesinin ne kadar önemli olduğunu çok yalın ama çok derinlemesine anlatmış.
Hacimsiz ama çok güçlü bir kitap.
Nefse İtimatRalph Waldo Emerson · Tan Evi · 193928 okunma
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kemal sayar'ın "yavaşla" kitabına benziyor her şeyden bir şey olsun diye her konuda her şeyden bahsedilen bir anlatı. Bazen ne alaka dediğin yerler bile oluyor.
Uzun zamandır Stoacılık ile ilgili okumalarım neticesinde yazar ve kitabı keşfedip okudugum bir kitap kendisi. Bu kadar az okunması ve kitap ile ilgili hiç inceleme yazilmamasi beni şasirtti. Buna kayıtsız kalmamak adına yazdığım bir inceleme oldu. Denemeler
Hayatın günümüzde etkileyici bir şekilde insanlara zor gelen kisimlariyla ilgili kendi yasadiklarindan ziyade stoacilikla beraber harmanlayarak , ne yapması ve yapmaması ile ilgili kendi deneyimlerinden insana farklı bir açıdan bakıp gerçekçi bir gözle hayatını okuyucaya istemsizce bakip, sorgulama fırsatı veriyor. Bu bir okur olarak beni rahatsız etsede daha hızlı sayfaları çevirip okumama neden oldu. Uzun zamandır hayatınızda anlamlandiramadiginiz bir çok sorunun kaynağını kitabı okurken nedensiz bir şekilde kendinizi goreceginiz bir kitap .
Herkese değil ama hayatındaki sorunların çıkmazında çözüm bulamayanlara naçizane tavsiyemdir.
Ralph Waldo EmersonDenemeler
DenemelerRalph Waldo Emerson · Can Yayınları · 202543 okunma
Doğanın içinde büyüyen bir çocuğun gözünden dünyaya bakmak; kaybetmenin, büyümenin ve yeniden kök salmanın hikayesini okumak çok güzeldi.
Katya Balen’in dili hem şiir gibi hem de yürek burkan bir sadelikte…
October’la birlikte rüzgarın sesini, toprağın kokusunu ve özgürlüğün ne demek olduğunu yeniden hatırladım.
Sanırım ilk söyleyeceğim şey kitabın kapağına bayılmış olmam. Gerçekten harika ve kitapla aşırı derece de uyumlu:-D İlk başta biraz karmaşık bulmuştum ama şu an durup durup bakasım geliyor cidden.Ayrıca kapağından daha harika olan şey konusu bence çünkü daha önce çok fazla üzerinde durulmayan, dikkat edilmeyen bir konuya değinilmiş. Merak ediyorsanız diye biraz konusunu anlatmaya çalışacağım ama dediğim gibi sadece çalışacağım çünkü anlatılmaz okunur;-) Kitabın baş karakteri October(belki tahmin etmişsinizdir:D) doğduğundan beri ormanda yaşıyor ta ki 11. Doğum gününe kadar çünkü babası ağaçtan düşüyor ve bir hastanede kalmak zorunda kalıyor. October ise bu süre boyunca onu bırakıp gittiği için hiç sevmediği annesiyle şehire alışmaya çalışıyor. Çok fazla bilgi vermek istemedim açıkçası. Ana konusu bu ve şöyle bir gerçek de var ki yanımda kalemi eksik etmedim. Onlarca altı çizilecek yer olduğunu düşünüyorum. Az nesnel bol öznel bir inceleme oldu spoiler vermemeye çalıştığım için, kusura bakmayın lütfen.
Katya BalenOctober, October