"An" ı yaşayamamak üzerine kurulu bir hayat var. Her seyimiz gösterişe dayalı. Şekle verdiğimiz önemi asla içeriğe vermiyoruz. Çünkü bizler "dış" la ilgilendiğimiz kadar "iç"le ilgilenmiyoruz maalesef. Cevizi kabuktan ibaret, insanı da tenden ibaret addediyoruz. Partilere gelince, biz aslinda partileri de kendimiz icin değil, elalem bizi böyle görsün diye yapiyoruz. Mutlulugumuzu karelere sığdırmak gibi bir yanılgıya düşüyoruz. Hadi poz ver dendiginde suratımızın aldığı şekil kadar çabuk değişiyor, çabuk sıkılıyor ve çabuk kırılıyoruz. Yaşamak denmez bizimkisine sadece nefes alıyoruz.