☆Okuma köşesi( Bir Gencin Dönüşü)
Şey Halid yaşadığı olayı anlatıyor: ​Ramazan’ın 27.gecesiydi, gecenin son üçte birinde kıyam namazındaydık. Sâd ve Duhân surelerini okuyorduk. Tam o sırada, yirmili yaşlarında bir gencin hıçkırıkları yükselmeye başladı. Ayetler sanki kalbini yerinden söküyordu; ağlamasıyla namaz kılanların yüreğini parçaladı. ​Namaz bitince herkes etrafına toplandı, onu sakinleştirmeye çalıştı. Yanına oturdum, hala ağlıyordu. Bana dedi ki: ​'Vallahi Allah’tan çok utanıyorum. Yıllarca O beni görürken ben O’na isyan ettim. Bir kez bile bakışından haya etmedim. Hayatım boyunca ne namaz kıldım ne oruç tuttum. Bu benim ilk Ramazanım. Günah bataklığında boğuluyordum; içki, uyuşturucu, fuhuş... Şarkılarla uyur, çalgılarla uyanırdım. Nasıl bir hayattı bu!' ​Sonra bu noktaya nasıl geldiğini anlattı: ​'Ramazan’dan bir gece önceydi. Dört arkadaştık. Yanımda müzik aletlerim, onlara içki ve eğlence hazırlamıştım. İki arkadaşımız aniden, —Artık bıktık, ömrümüz ziyan oldu. Hayatın anlamını bulmak istiyoruz. Yatsı namazını camide kılacağız, bu bizim için bir dönüm noktası olacak— dediler. Onlar camiye, biz ise günaha doğru yola koyulduk. ​Tam o sırada, gözlerimizin önünde kontrolden çıkan bir araç o iki arkadaşıma çarptı. Cesetleri parçalandı, kemikleri kırıldı, ruhları oracıkta teslim oldu. Daha az önce bizimleydiler... Camiden yeni çıkmışlardı. Peygamberimiz (sav) demiştir ki; —Kim yatsı namazını cemaatle kılarsa sabaha kadar Allah’ın himayesindedir— diye. Onlar himaye altındayken gittiler. ​Yanımdaki arkadaşıma dönüp ağlayarak dedim ki: —Eğer o arabada biz olsaydık ne yapardık? Allah’ın huzuruna sarhoş halde, yanımızda uyuşturucularla mı çıkacaktık?—' Şöyle demeye başladı: "Rabbimden ne kadar da utanıyorum! Kurtuluş yolu nasıldır? Onca şeyi yaptıktan sonra O beni kabul eder mi? İki gece önce
Duygu ve Düşünce
YÜZBAŞI ŞEHİT AGAH İLKOKULU HATIRAM-ÖLÜRÜM TÜRKİYEM KİTABIMDA-KDY
MEMLEKET HASRETİ SELİM GÜRBÜZER Kuzeyinde Bayburt Kalesi, güneyinde Aslan dağı, doğusunda Beyböyrek’in (Bamsi Beyrekin) medfun olduğu Duduzar ve batısında Şehit Osman tepeleri arasında kurulu Dedekorkut diyarı şehrin Şingâh mahallesinde dünyaya geldim. Üstelik dünyaya ebesiz, hemşiresiz gelmişim. İlginçtir anacığım hemen evin yanı başımızda Şingâh çeşmesinden omzuna yüklendiği helkelerle su taşırken doğmuşum. Değim yerindeyse kendi göbeğimi kendim kesmişim. Aslında bende isterdim mahallemizin o nur yüzlü Ebe Memnune teyzemin ellerinde doğmayı, kısmet değilmiş. Olsun, sonuçta ebem olmasa da pırıl pırıl yetiştirdiği büyük oğlu Ülkü Ocakları başkanımız Mustafa Erdemir ağabeyimizin rahle-i tedrisatından geçtik ya, bu ziyadesiyle bize hatıra olarak yeter artar da. Diğer oğlu Uğur Erdemir’de yaşça akran sayılan aynı mahalleden arkadaşımdı. Sadece tek fark onların Şingâh camiinin hemen yanı başında çatılı bahçeli evde oturuyor olmaları, bizim de Yüzbaşı Şehit Agâh İlkokulunun hemen alt başında yarı kerpiç, yarı taştan yapılı çatısız toprak bir evde oturuyor olmamızdır. Neyse ki anamın babama müteaddit defalar yaptığı telkinler netice verirde yıllar sonra bizimde nihayet bir beton arma evimiz oldu. Evet, azim böyle bir şeydir. Nitekim babam at arabacısı olması dolayısıyla ev yapımında kuma hiç para vermedik, yine inşaat için gerekli olan demir, çimento, tuğla ve kereste gibi malzemenin nakliyesi içinde para vermedik. Tabii babam bunları kendi yağı ile kavrulup yaparken bu arada aile fertleri olarak bizde boş durmayıp kimimiz harç gardık, kimimiz tuğla taşıdık, kimimiz su taşımak gibi tam bir imece usulü dayanışma örneği sergiledik. O yıllarda mahallemizin inşaat ustası Abdurrahman Köse’de evin yapımını üstlendi, öyle ki o usta
Reklam
HK
Kuran Ayı Ramazan ayı Ki Kadr gecesi/evresi bu aydadır Ruh ve meleklerin inzal olduğu boyut... Ne demek ruh Ne demek melekler Ruh tekil kavram Melekler çoğul kavram Melek Mülk Mâlik gbi kavramlar Vahyin kavramsallığında önemli yer tutar رَبِّ قَدۡ ءَاتَیۡتَنِی مِنَ ٱلۡمُلۡكِ Mülkten verilmek ne demek O Allah ki { مَـٰلِكِ یَوۡمِ ٱلدِّینِ } Maliki yevmiddîn dir Ne demek mâliki yevmiddîn [Fâtiha suresi: 4] Ve قُلِ De ki Diyor Öyle bir hakîkat ki Bire bir öğretiyor ٱللَّهُمَّ Allahım
Araştırma-İnceleme Tarih
7 Kasım 2025 Cuma Sohbeti
Pir Muhammed Hüseyin Hz. : Resulullah Efendimiz aleyhisselatü vesselam böyle buyurmuştu : "İki günü müsavi olan ziyandadır." Her gün biraz daha eğer Rabbimize yaklaşamadıysak zarar etmişiz. Neyi zarar ettik ? Hayatımızı, o günü zarar ettik, hayatımızın o gününü çöpe attık demektir tabiri caizse. Herkes belki bir gün için onu anlamasa da en azından bir yıl için, bir sene için bunu rahatlıkla anlar, anlaması lazım. Yani geriye dönüp baktığında bir sene önce ne idi, şimdi nedir diye, ne oldum diye baktığında eğer şükrediyor, hamd ediyor, iyi ki bu hayatı yaşamışım diyorsa, ziyanda değildir. Yok bir senesine baktığında durumu daha kötüye gitmişse manevi olarak Allah’tan uzaklaşmışsa, kendinden uzaklaşmışsa, boğuluyorsa, boğulmuşsa zarar etmiş, hayatını zarar ediyor, hayatını israf etmiş demektir. Hayatını sarf etmesi gereken yere sarf edememiş yani Rabbine yürüyememiş, koşamamış, çabasını gayretini sarf edememiş, dolayısıyla ziyandadır, zarardadır. Geriye dönüp baktığında bir sene öncesine baktığında, 5 sene öncesine baktığında eğer keşke o zaman ölseydim daha iyiydi diyorsa hayatını zarar etmiş demektir. Yok eğer iyi ki Rabbim bana hayat verdi, iyi ki böyle oldu diyorsa hamd edip şükretmesi lazım; zarar etmemiş kazanmış demektir. Allah kime ne kadar ömür vermişse o hayatı boyunca kazanır, kazanma imkanı vardır. Rabbimiz hayat vermişse kazanma imkanını da verir, hadi kulum kazan der, kul ya Rabbinin kendisi için tercih ettiğini, hayrı, rahmeti kazanmayı tercih eder; Rabbine yakın olmayı yaklaşmayı tercih eder ya da onu israf eder, zarar eder, ziyan edenlerden olur. Resullah Efendimiz buyurdu "Hesaba çekilmeden evvel kendinizi hesaba çekin." Her gün hesaba çekemesek de en azından haftada bir çekmek lazım, böyle perşembe günleri, cuma günleri hesaba çekmek
7 Kasım 2025 Cuma Sohbeti Resulullah efendimizin aleyhisselatı vesselam böyle buyurmuştu, İki günü müsavi olan ziyandadır, her gün biraz daha eğer Rabbimize yaklaşamadıysak zarar etmişiz, Neyi zarar ettik ? Hayatımızı o günü zarar ettik, hayatımızın o gününü çöpe attık demektir tabiri caizse, herkes belki bir gün için onu anlamasada en azından bir yıl için, bir sene için bunu rahatlıkla anlar anlaması lazım yani geriye dönüp baktığında bir sene önce ne idi şimdi nedir diye, ne oldum diye baktığında eğer şükrediyor, hamd ediyor, iyiki bu hayatı yaşamışım diyorsa, ziyanda değildir. Yok bir senesine baktığında durumu daha kötüye gitmişse manevi olarak Allah’tan uzaklaşmışsa, kendinden uzaklaşmışsa, boğuluyorsa, boğulmuşsa zarar etmiş, hayatını zarar ediyor hayatını israf etmiş demektir. Hayatını sarf etmesi gereken yere sarf edememiş yani Rabbine yürüyememiş, koşamamış, çabasını gayretini sarf edememiş, dolayısıyla ziyandadır zarardadır. Geriye dönüp baktığında bir sene öncesine baktığında, 5 sene öncesine baktığında eğer keşke o zaman ölseydim daha iyiydi diyorsa hayatını zarar etmiş demektir. Yok eğer iyiki Rabbim bana hayat verdi, iyiki böyle oldu diyorsa hamd edip şükretmesi lazım zarar etmemiş kazanmış demektir. Allah kime ne kadar ömür vermişse o hayatı boyunca kazanır, kazanma imkanı vardır. Rabbimiz hayat vermişse kazanma imkanınıda verir hadi kulum kazan der, kul ya Rabbinin kendisi için tercih ettiğini hayrı rahmeti kazanmayı tercih eder, Rabbine yakın olmayı yaklaşmayı tercih eder yada onu israf eder zarar eder ziyan edenlerden olur. Resullah Efendimiz hesaba çekilmeden evvel kendinizi hesaba çekin, her gün hesaba çekemesek de en azından haftada bir çekmek lazım, böyle perşembe günleri, cuma günleri hesaba çekmek lazım, ayda bir hesaba çekmek
NECİP FAZIL’A AİT OLMAYAN SÖZLER 1- Örtüsüz kadın perdesiz eve benzer, perdesiz ev de ya satılıktır, ya kiralık... 2- Armut deyip geçmeyin, onun ilk hecesi çoğu kişide yoktur! 3- İnsanın sevdiğini kaybetmesi, dişini kaybetmesi kadar ilginçtir. Acısını o an yaşar, yokluğunu ömür boyu. 4- İnsan sevme hissini israf etmemeli. Kim ne kadar sevilmeye layıksa onu o kadar sevmeli. 5- Hayatın çilesine tahammül gerek Değil mi ki sefâ ile cefâ müşterek? Sizce ağlamak için gözyaşı mı gerek? Bazen dertliler de ağlar, ama gülerek... 6- Gökler ağlıyor biz ağlamışız çok mu? Bize yobaz diyorlar haberin yok mu? Her ne derse desinler, Allah için yobaz olmuşuz çok mu? 7- Yar olmaz servetinin sana bir tek kuruşu, Secde yoksa bekleme, kabirde kurtuluşu (Cengiz Numanoğlu'na aittir) 8- Benim ayağımın altı da müsait başımın üstü de.. Nerde duracağını kendin belirle. 9- Dünya güzel olsaydı doğarken ağlamazdık.. Yaşarken temiz kalsaydık ölünce yıkanmazdık. 10- Yüz daha versen, yüz uman yüzler bilirim. Yokuşlara kardeş olan düzler bilirim. Dünya öküzün üstünde derler; Ama dünyanın üstünde nice öküzler bilirim!..
Alıntı
Reklam
Reklam