''Çünkü kadınım. Yani iradesiz, arzusuz, kudretsiz bir aciz, bir esir... Hayat yalnız onlara müsait, yalnız onlara lütfetmiş, biz her şeyde yenilmiş, her durumda ezilmiş ve mağdur...''
''Ah, ben niçin böyleyim? Ne olurdu ben de onlar ve herkes gibi bu hayattan zevk alacak his ve kabiliyette olsaydım da onlar gibi bu sefalet içinde kayıtsız ve gönül rahatlığıyla yaşayabilseydim... Onlar gibi bu dedikodularla, bu konularla, bu azaplarla yetinebilseydim... Ve ruhum bu azap duyduğu elzem ihtiyaçlarla beni harap ve helak etmeseydi... İçinde yaşayacağım hayat için büyütülmüş olsaydım...''
“Kadın doyumsuz özlemini düşünür. Bu bir aşk özlemi değil tıpkı onun gibi güçlü bir yaşam özlemidir. O bu özlemi o ana kadar, aşkla, tanıdığı ve tanımadığı insanlarla olan ilişkileriyle, edebiyata olan sevgisiyle doldurmaya çalışmıştır. Okumak ve yazmakla.”