Biliyorsunuz ki bu aralar cinsiyetçi şarkılar, kadın bedenini obje gibi gösteren şarkılar gittikçe meşhur oluyor ve bizlere sanat adı altında sunulmaya başlanıyor. Öncelikle şunda bir hemfikir olalım: Bu tarz şarkılar sanat değil, asla da olamaz. Ama ben bugün başka bir konuya değineceğim.Bazı kişiler, ‘Ee bu şarkıları kadınlar da dinliyor, siz kendinizi aşağılıyorsunuz’ diyor. Diyenlere kültürel çürümenin nasıl çalıştığını basit bir şekilde anlatayım: Bu savunma, şehir şebekesine zehir karıştıran birine ‘Ee sen de bu suyu içme’ demekle aynı şey arkadaşlar. Konu o şarkının benim kulaklığımda çalması değil; sorun, kadını aşağılayan bu şarkıların arabalarda, konserlerde, sokaklarda bangır bangır söylenerek normalleştirilmesi.Unutmayın, sanat bir toplumu inşa eder. Genç zihinler bu şarkılarla kadına olan bakış açısını oluşturur. ‘Dinlemezsen etkilenmezsin’ demek, popüler kültürün kitleleri nasıl etkilediğini anlamamaktır.
Yani hayır, konu kadınların bu şarkıları dinlememesi değil. Çözüm de her şeyi yasaklamak değil. Konu, toplumun neden bu sözlere aç olduğunu bulmak. Ve unutmayın, bugün bu şarkıları normalleştirirsek, yarın bu sözler sokakta eyleme geçerse şaşırmaya da hakkımız olmaz.