Uyumsuzluk duygusu, her sokağın dönemecinde, her adamın yüzüne çarpabilir. O durumuyla, gönül yıkıcı çıplaklığı, parıltısız ışığı içinde, kavranılmaz bir şeydir. Ama bu güçlük bile düşünülmeye değer. Bir insanın bizim için her zaman bilinmez kaldığı, bizi aşan, indirgenmez bir yanı bulunduğu belki de doğrudur. Ama gerçekte insanları tanırım, davranışlarından, eylemlerinin bütününden, geçişlerinin yaşamada yarattığı sonuçlardan bilirim onları. Aynı biçimde, sonuçlarının toplamını akıl düzeyinde bir araya getirir, bütün yüzlerini kavrayıp dikkate alır, evrenlerini yeniden çizer, böylece, çözümlemenin hiç mi hiç kavrayamayacağı bütün bu akla aykırı duyguları gerçekte tanıyabilir, gerçekte değerlendirebilirim. Görünüşe göre, bir oyuncuyu yüz kez gördüm diye onu kişi olarak daha iyi tanımayacağım kuşku götürmez.