Rant

Rant
sorma
Aydınlandım
Osman Köksal, Türkeş ’in durumundan bahsediyordu. Ve bana dönerek “Talât hayatta bir tek hata yaptın. O da Türkeş ’i içeriye soktun” dedi. Çünkü Türkeş ’i komiteye ben Elazığ ’dan yazıp teklif etmiştim. Ekrem de tasdik etti. Ben de kendilerine aynen şöyle söyledim: “Evet içeriye soktum, fakat ben Kore ’ye gittikten sonra siz aranızda, ona neden bu kadar fırsat verip sivrilttiniz, niye frenleyemediniz?” dedim. Ve şöyle bir şart koştum. “Yegâne endişeniz bu ise, ben onun hareketlerini frenlerim, olmazsa hayatım pahasına olsun ona bir çare bulurum” dedim.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Bana değer vermeniz gerekirdi Luxeuil, böylece benim sizi aldatamayacağıma inanırdınız, umutsuzluğunuzu sizde uyandırdığımı sandığım duygulardan daha az dinlemeniz gerekirdi. Bu bana ders olsun, bu hep aşırı sevmekten... Buna hep çok çabuk boyun eğdiğimiz için sevgililerimizin saygısını yitiriyoruz... Ah Luxeuil, keşke beni daha çok sevmiş olsaydınız, keşke sizi daha yavaş sevmiş olsaydım, zayıflığımdan dolayı beni cezalandırdınız ve sevginizi güçlendirmesi gereken şey sizi benim sevgimden kuşkulandırmak oldu.
Uyumsuzluk duygusu, her sokağın dönemecinde, her adamın yüzüne çarpabilir. O durumuyla, gönül yıkıcı çıplaklığı, parıltısız ışığı içinde, kavranılmaz bir şeydir. Ama bu güçlük bile düşünülmeye değer. Bir insanın bizim için her zaman bilinmez kaldığı, bizi aşan, indirgenmez bir yanı bulunduğu belki de doğrudur. Ama gerçekte insanları tanırım, davranışlarından, eylemlerinin bütününden, geçişlerinin yaşamada yarattığı sonuçlardan bilirim onları. Aynı biçimde, sonuçlarının toplamını akıl düzeyinde bir araya getirir, bütün yüzlerini kavrayıp dikkate alır, evrenlerini yeniden çizer, böylece, çözümlemenin hiç mi hiç kavrayamayacağı bütün bu akla aykırı duyguları gerçekte tanıyabilir, gerçekte değerlendirebilirim. Görünüşe göre, bir oyuncuyu yüz kez gördüm diye onu kişi olarak daha iyi tanımayacağım kuşku götürmez.
62
Kendime aşk duymanın günahıyla dopdolu Gözlerim ve yüreğim, varlığımın her yeri; Yoktur ki bu günahtan kurtulmanın bir yolu: Can evime sımsıkı sarılmıştır kökleri. Hoş değildir kimsenin yüzü benimki kadar, Benden yakışıklısı, benden vefalısı yok; Ölçüp biçiyorum da, bende ne değerler var. Ben herkesten üstünüm, her bakımdan, hem de çok. Ama gerçek yüzümü aynada görür görmez Pörsümüş, benzim uçuk, şerha şerha ve köhne, Kendime duyduğum aşk, ters düşer bana bu kez: Kötü şeymiş insanın aşk duyması kendine. Sensin öbür benliğim, varlığımda övdüğüm, Yaşımı gençliğinle, güzelliğinle örttüm.
Bir intiharın birçok nedeni vardır, ama genel olarak en çok göze çarpanları, en etkenleri olmamıştır. İnsanın bir düşünce sonucu intihar ettiği enderdir. Bunalımı başlatan şeyi denetleyebilmek hemen her zaman olanaksızdır. Gazeteler sık sık “gizli kederlerden” ya da “iyileşmez hastalıklardan” söz ederler. Geçerlidir bu açıklamalar. Ama o gün umutsuz kişinin bir dostu kendisiyle ilgisiz bir tavırla konuşmuş mudur, konuşmamış mıdır, bilmek gerekirdi. Çünkü böyle bir davranış daha askıda bulunan bütün hınçları, bütün bıkkınlıkları hızlandırıvermeye yetebilir.
Felsefe