(...) Son ve büyük barışı başlatan o zaferin şaşaasıydı bu. Güven içindeki enerjinin kaderi hep bu olmuştur; sanata ve erotizme alışır, ardından bitkinlik, sonunda çürüme gelir.
Bunu insan egoizminin sert cezası sayarak kendimi ruhuma çöken dehşetten korumaya çalıştım. İnsan, yoldaşının sırtından rahatlık ve zevk içinde yaşamaktan hoşnuttu, parolası ve bahanesi ihtiyaç olmuştu ve vadesi gelince bu ihtiyaç başına dert açmıştı.