Hilâl Aktan

9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
nermin yıldırım bana hep bunu yapıyor. kitabın ortalarında kitaba tutuluyorum, şaşırıyorum, merak edip bağlanıyorum ve sonunda yıkılıyorum. o kadar üzgünüm ki. neden böyle bir son. içimde yaşanamayanların uktesi kalakaldı. keşke başında sıkılmışken kaldırıp bi köşeye koysaydım bu kitabı. şimdi böyle yıkılmazdım. diyecek başka da bi şeyim yok. bu kitap, adalet, sadi seber bana çok dokundu.
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kitaplar yazılmıştı
10/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2023 00:00
martin eden tüm kitaplarını saygı görmezken de karnı açken de uykusuzken de herkes tarafından işsiz ve tembel olarak adlandırılırken de çoktan yazmıştı. kendine hiçbi sınıfta yer bulamayan bu karakterin gözlerini açacağı zamanı kitap boyu iple çektim. ama böyle bi şekilde açmasını beklememiştim. martin'in bir arası olmadığını okudukça fark ettim. ya tapacak kadar önemseyecek ya da silecek kadar nefret edecekti, ortası yok. burjuva hakkındaki tüm o iyimser düşüncelerini okurken, kendinin de bu sınıfa yükseleceği günü pes etmeden çalışarak beklerken, ruth'un onu her zaman hor göreceğini fark etmeden yazılarını ve fikirlerini onla paylaşırken hep durmasını istedim. dur artık ve bu işi yapacaksan yalnızca kendin için yap martin, hadi bir an önce şunların nasıl kötü insanlar olduğunu fark et martin, bu sınıfta doğman ne senin ne de senin sınıfındakilerinin suçu martin, ağzınla kuş tutsan yaranamazsın martin. ama nihayet istediğim olduğunda ve martin önceden istediği konuma sonunda ulaşıp gerçekleri tamamıyla anladığında işlerin benim istediğim gibi sonlanmayacağını anladım. peki işler nerde sarpa sardı? martin'in sonunu kim ya da ne getirdi? çok hayal kurması mı, aşkın her şeyin üstünden geleceğini sanması mı, kafasını en çok anlayan arkadaşını kaybetmesi mi, yoksa tüm olanlar olduktan sonra her şeyin yapay olduğunu anlaması, insanların onu hiçbi zaman anlamayacağını fark etmesi mi? insanların ona nasıl davrandığını bu kadar önemsemeseydi ve kazandığı parayla vurdumduymaz bir yaşantı çekebilseydi martin adına yalnızca sevinebilirdim. ama o tabi ki de bunu yapamazdı. ya sevecek ya nefret edecek ortası yok. insanların yapmacıklığı ona fazla geldi. bu hayat hakkında çok daha fazlasını bilmesi ve bunu değiştirememesi onu yalnızca nefes alan bi canlıya dönüştürdü. oysa ben
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma
Nermin Yıldırım'a çok kırgınım
6/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2023 01:30
Bu kitaba birçok kez başladım fakat Aile Yalanları bölümündeki ilk iki hikaye ne diliyle ne konusuyla beni içine çekmediği, yer yer de sinir ettiği için devam etmedim. Ancak ilk iki hikayenin kötü olmasındaki sorumluluk yazarda değil hikayelerini kendi gözünden okuduğum iki karakterdeymiş. Biri Belgin öteki de Belgin'in babası Kamuran. Belgin karakteri benim için tamamen twitter'ın ayaklanmış hali gibi bi şeydi. Belki başka okurlar için gayet aklı başında makul bi karakter olabilir ancak benim için yalnızca kendi hayatını düşünen, başkalarının hayatını düşündüğünü düşündüğü vakitlerde kendinin ne kadar fedakar olduğundan dem vuran, empati yapmaya çalışırken eline yüzüne bulaştıran bi karakterdi. Yazarı da bi an Belgin karakteri yerine koymuş olacağım ki iç düşüncelerin de yazı dilinin de hep bu hamlıkta gideceğini düşündüm. Kamuran efendinin o pis ve nefret ettiren hikayesine değinmeyeceğim bile. Ama işte gayet gerçek bi karakterdi hakikaten nerden bakarsak bakalım. Daha sonra aylar sonra bi devamına bakayım deyip içim azıcık cız ede ede ilk bölümün Çıt hikayesini okuyup bitirdim. Ve gerçekten ilk yazım diliyle alakası olmayan öyle içten bi anne diliyle karşılaştım ki Müzeyyen'e hem üzüldüm hem anladım hem de sevdim onu. Yani suç ilk iki karakteri sevmememdeymiş kitapta değilmiş. Yazarımıza da aşk olsun sanırım en kötüsüyle başlatmış kitabı :) Şimdi ise ikinci bölümün Bir Mahizer Zamanı isimli hikayesini okudum ve işte bu da kitaba kesinlikle devam edeceğimi bildiğim ve hemen yorum yazmaya geldiğim nokta oldu. Devamında umarım çok çok daha seveceğim hikayeler vardır ama şuanlık bir mahizer zamanı gözyaşlarımın akıp gittiği bi hikaye olarak zirveyi zorlayacak gibi :) Nermin Yıldırım'ın da bir kitabını daha aldım o da yolda umarım çabucak gelir de ona da başlarım.
Edebiyat
Bavula SığmayanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20225,5bin okunma
Başrolü çocuk olan kitapların güzel olması hakkında
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
Şeker Portakalı ve Bülbülü Öldürmek en sevdiğim kitaplardandır. Bu kitapla pek alakaları olmasa da demek istediğim bi çocuğun gözünden okuduğum her kitaba karşı mutlaka sıcacık duygular besliyorum. Marinka'yı da en az Şüş kadar sevdim. Ama yine de son üç dört bölümü olmasaydı bu kitap benim için normal, çerezlik bi kitap olarak kalacaktı. Marinka'nın Ev'e içini tamamen dökmesi, Ev'in onu sarıp sarmalası ve bi daha hiç görmeyeceğimizi düşünürken Benjamin'e kavuşturması; Yaşlı Yaga'nın Marinka'yı bırakamaması ve Marinka'nın Baba'ya olan özlemini anlatış biçimi hepsi hepsi beni bi anda öyle duygulandırdı ve kitaba bağladı ki. Şimdi Benjamin ve Marinka'nın oralarda bi yerde o tatlı güzel ilişkileriyle birlikte büyüdüklerini bilerek güzel bir uyku çekeceğim :)
Edebiyat
Tavuk Bacaklı EvSophie Anderson · Timaş Genç Yayınları · 2024870 okunma
10/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2023 17:43
Kitabın tam yarısından bildiriyorum, dayanamadım çünkü. Ne bitiresim geldi ne bırakasım. Kendi günlüğümü bulmuşum da okumaya başlamışım sanki o içtenlikle yazılmış. Çeviri metinlerde de günümüz genç yazarlarının eserlerinde de bu içtenliği ve Türkçe'nin günlük kullanımına kelime seçimleriyle bile bu kadar uyanını bulmak oldukça zor. İşin içine bi de o mizahsen anlatım girdiği zaman tadından yenmeyecek, olanca hüznüne rağmen gülümsetmeyi başaran bir hâle geliyor. Kitabın her paragrafını ayrıca alıntılamak istedim hepsi o kadar güzeldi. Kendi kendine ayrıldı, kendi kendine barıştı, kendi kendine affetti, kendini anlattı. Bu his bana o kadar tanıdık geldi ki. İnsan gerçekten bazen yalnızca anlatıp durmak istiyor duvara bile olsa. Balboa iyi ki yazarak anlatmayı seçmiş de biz okuyabilmişiz. Gülmeyi unuttuğumuz şu günlerde yüzümü gülümseten bi kitap bulduğum için mutluyum. Teşekkür ederim <3
Edebiyat
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,8bin okunma