Rasulûllah ﷺ şöyle buyurdu :
“İyi arkadaşla kötü arkadaşın misali, misk taşıyanla körük çeken insanlar gibidir. Misk sahibi ya sana kokusundan verir veya sen ondan satın alırsın. Körük çekene gelince ya elbiseni ya da bedenini yakar, yahut da sen onun pis kokusunu alırsın.”
🍉
Bir çift güvercin, ne verebilir ki insana veya ne hissettirebilir ki?
Güvercin, Müslüman'ın gözünde bir kalkan, koruyucu bir asker. Örümcekle iş birliği yapıp, Gül kokulu Rasulû koruyan cesur bir kul. Hemde gocunmadan, ölüm korkusu olmadan bir mücahit edası ile bu işe baş koyan. Yıllar yılı, kitaplarda, konularda, hikayelerde ve filmlerde anlatılan, anlatıldıkça da çocukların ruhunda hoş bir sevgi bırakan o güzide hayvan. O, şimdide Filistin için barış temsilcisi, ağzına aldığı zeytin dalı ile barışın simgesi oldu. Yıllar önce Rasulûllah'ı koruduğu gibi aynı cesaretle Gazze için barış elçisi olmaya devam ediyor. Bir an bile bu görevden vazgeçmedi. Diğer hayvanlar ne der, nasıl bakar da demedi. Sadede yapıyor, ses çıkarmadan, sağına soluna bakınmadan "görev benimdir" diyerek devam ediyor. Bize ne oluyorsa sağa sola bakıp da "görev benim" diyemiyoruz...
Yaratılan her bir mahlukat bir amaca, bir hizmete, bir davaya öncülük ediyor, öncü olmasa bile o yolda yürüyor. O yolun yolcusu konumunda ve asla yolundan şaşmama gayretine. Peki biz hangi yolun yolcusuyuz. Hangi davaya, amaca hizmet ediyoruz. Yolumuzu terk ettik mi etmedik mi? Bir güvercine bakmakla binler ders alıyorsa insan, tüm bir mahlukata gönül gözüyle bakınca kaç binler ders alırız kim bilir. Bakma işi değil, görebilme işidir bu.
(Nefsime, Kalemimden)
Bugünün islam dünyası dahi ne yapıp edip fırkalaşmakdan, mezhebçilik yapmakdan uzak kalmalı iran şii'de olsa eğer la ilahe illallah muhammed rasulllah diyor ise bir kim muhakkak suretde ittifak ve ittihad eylememiz gerek...
yakın gelecekde birkaç ay içerisinde İran üzerine bir opeerasyon düzenlenecek, belki bunda Türkiye'ninde bir nebze alet olması muhtemel maalesef...
📌Sabah namazından sonra uyuyan kişilerde, zamanla kararsızlık ve iletişim problemi ortaya çıkmaya başlıyor.
Tiroid bezi enerjisiz hale geliyor.
📌Öğle namazının vaktinde kılınmaması ya da kaçması; kişide duygusal problemlere sebep oluyor. Mide ve sindirimde düzen bozulmaya başlıyor.
📌İkindi namazının gecikmesi veya terki, insandaki maddi-manevi üretkenliği azaltır.
Bedende ve hücrelerde sorun meydana getirir.
📌Akşam namaz vaktindede; habis ruh, şeytan, ve cinlerin hareket ve frekans başlangıç anlarıdır. Akşam namazının kılınmaması insanda dağınıklık meydana getirir.
Frekans çarpışma zamanıdır.
Rasulûllah
Efendimiz "Akşam ezanından sonra sokakta ki çocuklarınızı artık evlerinize alınız. Çünkü bu vakit, habis ruhlar ortalığa çıkmaya başlar." buyurmuştur.
📌Yatsı namazının vaktinde kılınmaması ve terki; insanda zamanla endişeli hal oluşumuna zemin hazırlar. Bu vakit beyin ve sinir sistemi için denge vaktidir.
📌Teheccüd namazına her gece devam etmek, zihinsel atıklardan arınma ve psikolojik hastalıklarda şifa sebebidir. Hipofiz ve hipotalamus için faydalıdır.
"İki terazi elinizde olmadıkça iş yapmayın!
1- Bir işi yapacağında düşüneceksin.Rasulûllah Efendimiz (sav) olsa bu işi yapar mıydı, yapmaz mıydı? Eğer kalbin yapardı derse yap, yapmazdı derse yapma.
2-Yapacağın işi düşün.Acaba bu işi sağ taraftaki melek mi yazacak yoksa sol taraftaki melek mi yazacak? Eğer sağ taraftaki melek yazacaksa yap, yazmayacaksa yapma."
Ali Haydar Ahıshavi (ks)