z.

"Mizunosan imza ver lütfen!" Kalabalık arasında iki üç kız seslendi. O tarafa dönüp gülümsedim, el salladım. "Aaa buraya baktı!" Başka bir kız, "Biraz da buraya baksana!" diye bağırdı. Acayip yorgunum. Kadınların sesinden, hepsinden nefret ediyorum. Yapış yapış yağ döküyorlar sanki üstüme. Bu kadınları tespih tanesi gibi ipe dizip krematoryuma atsalar nasıl da rahatlar içim. Fakat öldükten sonra bana bakmaya devam etme ihtimallerine karşı gözlerini önceden oyacağız.
Sayfa 24
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Şimdi tamamen ben görülüyorum. Benim hakimiyet alanım "görülme" içinde. O sayede hüküm sürüyorum. Böyle bir hakimiyetle mukayese edildiğinde, görenlerin hakimiyeti ancak ikinci sınıf bir değer taşır.
Sayfa 22
Buna karşın bende hiçbir şeye karşı tiksinme duygusu yok. Öyle bir şey gerçek dünyaya, benim ait olmadığım dünyaya ait bir duygudan başka bir şey değil.
Sayfa 16
Ancak bu son altı ay boyunca aralıksız devam eden aşırı yorgunluk, sabahlara kadar çalışma temposu yüzünden gençliğimin kayıplara karıştığının da farkındaydım.
Sayfa 10
"Bu olmamalıydı... Adil değil... Tüm bunlar... Canice..." (...) "İnsanların arasına hoş geldiniz Bayan Alfieri."
Sayfa 197