Bir konu hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmadan , o konuyla ilgili doğru tavır almak mümkün değildir. Hele de aldığınız tavır , gösterdiğiniz tepki ve ilgi eğer gündeme göre şekilleniyorsa , herkes konuşurken konuşup kimse konuşmadığında siz de susuyorsanız , o zaman konu zaten sizin gündeminize hiç girmemiş demektir.
Kudüs meselesi , maalesef tam da böyle bir örnek. Siyasi gündemlerin dayatmasıyla aklımıza ve kalbimize düşen , ancak bu sayede sloganlarımızda ve konuşmalarımızda bol bol yer bulan , gündem değiştiğinde ise yeniden kendi halinde kendi mahzunluğuyla baş başa bıraktığımız kadim şehrimiz Kudüs...
Konferanslar , seminerler ,paneller , mitingler , makaleler vs. derken , yeniden Kudüs'ün yeniden bütün heybetiyle gündemimizde olduğu zamanlardayız. ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak resmen tanımasıyla tekrar hatırladığımız ve heyecanla savunmaya giriştiğimiz Kudüs , dönemsel hatırlamalardan ve konjonktürel ilgilerden daha fazlasına layık elbette. Müslümanlar olarak hem " Kudüs bizimdir" sloganları atıp hem de şehrimize dair bilgimizi yüzeysel bazı malumat kırıntılarından ibaret tutmak , bize yakışmaz. O halde , yapılması gereken : Kudüs'ü bir ömür boyu gündemimizde tutabilmek için , kapsamlı bir okuma faaliyetiyle yola koyulmak.
Ömrümüz kısa , vaktimiz az , sorumluluklarımız çok.