Ayşe Kara

Kuzey Kulesi yüz beş.
8/10
·494 syf.··
2025 12. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2025 23:27
Fransız Devrimi’nin çalkantılı döneminde Londra ve Paris’te geçen yer yer sıkıcı ama genel olarak sürükleyici bir roman. İlk sayfalardan itibaren adalet, eşitlik ve özgürlük arayışıyla insanın karanlık yönleri arasındaki çelişkiyi hissettiriyor. Romanın atmosferi yer yer ağır ve kasvetli olsa da karakterler üzerinden verilen insani duygular hikâyeyi daha da güçlü kılıyor. Lucie Manette’in saflığı ve sevgisi, roman boyunca hissettiriliyor. Charles Darnay’in kimliğini saklayarak yaşadığı ikilem, Dr. Manette’in geçmişinin yarattığı sarsıntılarla birleşince hikâye daha da yoğunlaşıyor. Dickens, bireysel hayatlarla büyük tarihsel olayların nasıl iç içe geçtiğini çok etkileyici bir şekilde aktarıyor. Romanın son bölümlerinde ise Miss Pross ve Sydney Carton’un fedakârlıkları özellikle dikkat çekiyor. Miss Pross’un Lucie’yi korumak için gösterdiği cesaret, sıradan bir karakterin nasıl unutulmaz hale gelebileceğini gösteriyor. Sydney Carton’un kendi hayatını feda ederek başkasının mutluluğunu mümkün kılması ise romanın en çarpıcı ve unutulmaz anı. Bu fedakârlıklar, hikâyeye trajik ama aynı zamanda yüce bir anlam katıyor. Son anları benim için tek solukta bitti. Okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar dilerim.
1000Kitap
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202376,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bilmem ki safâ neş'e bu ömrün neresinde...
9/10
·190 syf.··
2025 11. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2025 14:27
Güzide Sabri’nin Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi’nden yıllar sonra yazdığı Nedret, ilk romandaki talihsiz Fikret’in kızı Nedret’in hikâyesini anlatıyor. İlk kitapta yoğun bir hüzün ve çaresizlik hakimdi; bu romanda ise benzer duygular genç bir kızın iç çatışmaları ve geçmişle hesaplaşması üzerinden devam ediyor. Nedret’in annesinden kalan notlarla yüzleşmesi, onun için hem geçmişi tanıma hem de kendi kimliğini bulma süreci oluyor. Roman boyunca annesinin kaderini andıran bir aşk hikâyesine sürüklenmesi, iki kitabı birbirine güçlü bir şekilde bağlıyor. Bana göre Nedret, tek başına da okunabilir ama asıl etkisini ilk romanı bilen okura hissettiriyor. Fikret’in gölgesi Nedret’in hayatında hep hissediliyor ve bu bağ romanı daha dokunaklı hale getiriyor. Okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar dilerim.
1000Kitap
NedretGüzide Sabri Aygün · Can Yayınları · 20241,168 okunma
Yarın, yarın, her şey bitecek!
9/10
·177 syf.··
2025 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2025 13:16
Dostoyevski’nin Kumarbaz’ı, okurken beni en çok etkileyen yönüyle insan ruhunun zayıflıklarını ve tutkularını bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Aleksey İvanoviç’in kumara olan bağımlılığı sadece bir oyun tutkusu değil; aynı zamanda hırs, çaresizlik, gurur ve aşk arasında gidip gelen bir ruhun aynası. Onu okurken kimi zaman kızdım, kimi zaman acıdım ama her seferinde kendimi hikâyenin içinde buldum. Dostoyevski’nin dili öyle güçlü ki, rulet masasında kazanma arzusunun yarattığı duyguyu ben bile hissettim. Bana göre Kumarbaz, yalnızca bir kumar hikâyesi değil; insanın kendi tutkularına yenilme ihtimalini yüzümüze çarpan, kısa ama çok yoğun bir roman. Okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar.
1000Kitap
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,5bin okunma
Söyleyin bakalım ne yapacağımızı? Ha?
8/10
·171 syf.··
2025 9. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2025 22:29
Anthony Burgess’in Otomatik Portakal’ı, ilk sayfalarından itibaren rahatsız eden ama aynı zamanda elden bırakılamayan kitaplardan biri. Genç çete lideri Alex’in gözünden anlatılan bu distopik hikâye; şiddet, cinsel istismar ve ahlaki yozlaşma gibi sert temaları, kendine has dili ve ritmiyle okurun zihnine kazıyor. Burgess’in yarattığı yapay dil, başta yabancılaştırıcı gelse de bir süre sonra hikâyenin doğal parçasına dönüşüyor ve okur olarak kendimizi bu karanlık dünyanın içine çekilmiş buluyoruz. Kitap, yalnızca bireysel seçimler ve özgür irade üzerine düşündürmekle kalmıyor; devletin ahlakı şekillendirme çabasının tehlikelerini de güçlü bir şekilde gözler önüne seriyor. Okuması kolay değil, hatta zaman zaman rahatsız edici derecede sert, ama tam da bu nedenle bitirdiğinizde etkisinin uzun süre zihninizden çıkmayacağını düşünüyorum. Okumak isteyenlere şimdiden iyi okumalar.
1000Kitap
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024113,1bin okunma
Trenler ise doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelirdi...
7/10
·413 syf.··
2025 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2025 10:45
Cengiz Aytmatov’un Gün Olur Asra Bedel romanı, beni hem hikâyesiyle hem de anlattığı dönemin ruhuyla etkiledi. Yedigey’in cenaze yolculuğu aslında sadece bir yolculuk değil; dostluk, sadakat ve geçmişe tutunma çabası. Bozkırın yalnızlığıyla birlikte Sovyet döneminin baskıcı havası, satır aralarında hep hissediliyor. Aytmatov’un yerel kültürü, efsaneleri ve destanları evrensel bir dile yedirmesi çok hoşuma gitti. Ama bazen uzay istasyonu hikâyesi gibi bölümler, ana hikâyeden biraz kopuk hissettirdi. Yine de bunun, romanın “zaman” ve “değerler” arasındaki karşıtlığı göstermek için bilinçli bir tercih olduğunu düşünüyorum. Çevirenin notunda bahsettiği eksiklik ise bence çok önemli. Gün Olur Asra Bedel’in asıl parçalarından biri olan ve sansür yüzünden çıkarılan bölüm, Cengiz Han’a Küsen Bulut adıyla ayrı basılmış. Bu bölümde Cengiz Han efsanesi, öğretmen Abutalip Kuttubayev’in ölümü ve KGB’nin yöntemleri varmış. Bunu bilince, elimdeki romanın aslında “tam” olmadığını hissettim. Sovyet döneminde edebiyatın bile nasıl şekillendirildiğini görmek insanı düşündürüyor. Okumak isteyenlere şimdiden iyi okumalar dilerim.
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656bin okunma