Resûlullah Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurur: "Dilini müslümanları kötülemekten çeken ve hata edeni gücünün yettiği en güzel bir üslûpla uyaran mümine Allah (c.c) rahmet etsin."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hz..Ömer (r.a) şöyle der: "Şu üç şey için ilim öğrenme:
1. İnsanlarla mücadele etmek için.
2. Övünmek için.
3. İnsanlara gösteriş için.
Şu üç sey için de ilmi terketme:
1. İlmi öğrenmekten utanarak.
2. İlmi kıymetsiz sayarak.
3. İlmin yerine cahilliğe razı olarak."
Fakat aptal özgüveni denilen bir şey de var. Bilmediğin, başaramayacağın bir konuda özgüven sergilemek kendini tahlil edememekten kaynaklanır. Kendisini pek çok önemli konuda tahlil edemeyen birisi nasıl başka insanları ve dünyayı isabetli tahlil edebilsin? Cahilin cesareti özgüven değildir.
Ülkenin ciddi bir kısmının Antik Yunan toplumunun 19. yüzyıl pozitivistleri ile dolu olduğunu zannetmesi, sadece zırcahil bir jeologun konuşmalarından kaynaklanmıyor. Burada esas amil çok az sayıda insanın klasikleri okuyor olması ama herkesin klasiklerini okumadığı bir dönemi bilebileceğini zannetmesidir. Bu maalesef kitlesel bir cehalettir.