Âşık olmanın tekâmül yolculuğuna hiçbir katkısı yoktur. Aşk, emek ve çaba gerektirmez. En disiplinsiz, en tembel insanlar da sık sık âşık olabilir. Ancak, sevgi tercih edilip uğruna emek harcanırsa dünya ve ahiret yolculuğunda ışık kaynağı olacaktır.
Doğru olan fakat az seçilen yol, evlilikle daha da açılan yaraların içten iyileşmesi için yapılması gerekenleri yapmaktır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsan, insanlığını korumak, kabiliyetlerini geliştirmek, tekâmül yolculuğunda ilerlemek için 104 elementin çeşitli terkiplerine ihtiyaç duyduğu kadar, Yaradan’ın tüm esmalarına da muhtaçtır. İşte bu ihtiyacının farkındalığı arttıkça tüm evrenle ve kendisiyle olan ilişkilerinin boyutu değişir, esmalara ayine darlık iştahı artar, kabiliyetleri bu doğrultuda gelişir. İnsanın tekâmülü yansıttığı esmalar oranındadır.
…
İşte bu sebeple kadın kendini okumalıdır! Ve kendi okumaları içinde öncelik, Kur’an-ı Kerim’de 114 kez tekrarlanan ‘Bismillâhirrahmânirrahîm’deki ‘er-Rahmân’ ve ‘er-Rahîm’ esmalarının bedenindeki tecellilerini anlamak olmalıdır.
Mesela hamile kalmış ve kendisinin hiçbir müdahalesi olmadan iki hücrenin rahminde hayat bulmasındaki ‘iradeyi’ fark etmiş bir kadının bedeni doğum yolculuğunda özgür kalır.
Hamilelik, kadın bedeninde ‘el-Hayy’ esmasının da tecelli dönemidir. Hayy isminin tecellisi kadını ayrıcalıklı kılarken, bunun farkındalığında olan kadın huzurlu bir hamilelik geçirir. ’Ol’ emriyle bedeninde olanları gören kadının telaşları, endişeleri, kaygıları yerine sükûnete, güvene, teslimiyetin getirdiği özgürlüğe bırakır. Özgürleşen bedeniyle kadın, doğum yolculuğunu kabul eder, her anın mûcizelerini şükranla şahitlik yapar.