Biliyor musunuz neden bu kadar mutluyum? -dedi,- Size bakınca neden böyle mutlu oluyorum? Neden sizi bugün o kadar seviyorum?
- Neden? -diye sordum yüreğim titreyerek.
- Bana âşık olmadığınız için sizi seviyorum. Sizin yerinizde başkası olsaydı rahatsız etmeye başlar, asılır, ahlayıp vahlar, sızlanırdı, oysa siz ne kadar tatlısınız!
Elimi öyle sıkıyordu ki neredeyse bağıracaktım.
O yorulmak bilmez hayal gücünün de bir gün yorulacağını, sürekli gerilim içinde olmaktan bitap düşeceğini hissedersin, çünkü büyümekte ve eski ideallerini geride bırakmaktasındır; o idealler de parçalanıp toza toprağa karışır; eğer başka bir yaşamın yoksa yenisini yine bu parçalardan inşa etmek gerekir. Ama tam da o sırada ruhun başka bir şey ister, emreder! Ama hayalperest, küle dönmüş eski hayallerinden onu tekrar harlayacak, donmuş yüreğini yepyeni bir ateşte yeniden tutuşturacak hiç değilse ufak bir kıvılcım bulmak için közleri beyhude didikler durur; tek isteği , eskiden onu sevindiren, can veren, onun kanını kaynatan, gözlerinden yaşları söküp alan ve ihtişamıyla onu aldatan ne varsa yeniden ortaya çıkarabilmektir!
Ben de zaten sizi tanıdığım için yarın davet ediyorum ya, -dedi kız gülerek.- Sizi gayet iyi tanıyorum. Ama bakın, şu şartla gelin: Birincisi bana âşık olmayın (iyi niyetinize güveniyorum, ricamı kırmayın, bakın sizle açık açık konuşuyorum)... Bunun oluru yok, sizi temin ederim. Dostluğa ise hazırım, işte size elimi uzatıyorum... Ama aşk kesinlikle olmaz, size yalvarıyorum!
Baksanıza, yirmi altı yaşına gelmişim, ama bir tek sevgilim olmamış. Nasıl olur da imalı ve incelikli konuşabilirim? Her şeyin apaçık ortada olması sizin için de daha iyi... Yüreğim konuşurken ben susmayı beceremem. Neyse fark etmez... İnanabiliyor musunuz, tek bir kadın bile, hiç olmadı, hiç! Tanıdığım bile yok! Her gün, sonunda bir an gelecek ve biriyle tanışacağım diye düş kuruyorum. Ah, bir bilseniz böyle kaç kez âşık oldum!...
Kadınlardan oldum olası uzak kaldım; yani kadınlara hiç alışık değilim; hep yalnızdım... Onlarla nasıl konuşulacağını bile bilmem. İşte şimdi de bilmiyorum... size saçma sapan bir şey söylemedim ya? Öyleyse lütfen doğruca söyleyin; sizi temin ederim, hiç alıngan değilimdir...