"Zezé, önemli olan hayatın güzel olduğunu, göğsümüzde ısıttığımız güneşi Tanrı'nın bize bütün bu güzellikleri çoğaltalım diye vermiş olduğunu keşfetmek."
"Yani ağladığım zaman güneşimi ıslatmış mı oluyorum?"
"Kesinlikle. Buraya, güneşin soğumasına engel olmaya gelmedim mi?"
Doğruydu.
"Öyleyse elimi dostça sık, sonra gidip birlikte güneşi uyandıralım."
"Göğsümde gizlenmiş olduğuna göre elini nasıl sıkabilirim?"
"Her zamanki gibi, düşüncelerinde."
Gözlerimi yumup düşüncelere dalmamla ılık elini avucumda hissetmem bir oldu.