“Ve son kez çocuklarınıza sofrayı kurmalarını söylemek istiyorum. Sonra da her birinizden biraz kafa dinleyip yeniden başlamanızı isteyeceğim. Kendinize meydan okuyun, hanımlar. Kimya yasalarını kullanın ve statükoyu değiştirin."
"Kendinizden şüphe etmeye başladığınız zaman," dedi yeniden seyirciye dönerek, "korktuğunuz zaman şunu hatırlayın. Değişimin temeli cesarettir ve bizim kimyasal tasarımımızda değişmek var. Bu yüzden yarın uyandığınızda kendinize söz verin. Kendinizi tutmak yok. Neyi başarıp başaramayacağınız konusunda başkalarının fikirlerine tabi olmak yok. Ve artık hiç kimsenin sizi cinsiyet, ırk, ekonomik durum ve din gibi işe yaramaz kategorilere sıkıştırmasına izin vermek yok. Yeteneklerinizin kış uykusuna yatmasına izin vermeyin, hanımlar. Kendi geleceğinizi tasarlayın. Bugün eve gittiğinizde ben neyi değiştireceğim diye sorun kendinize. Sonra da işe koyulun."
“İnsan doğası gereği ait olmak ister, biyolojimizin bir parçası bu. Fakat toplumumuz hiçbir zaman kendimizi ait olacak kadar yeterli hissedemememize sebep oluyor. Anlatabiliyor muyum, Phil? Çünkü kendimizi cinsiyet, ırk, din, siyaset, okullar gibi işe yaramaz ölçütler üzerinden değerlendiriyoruz. Hatta boy ve kilo bile..."