Eğer hayatınızın bir döneminde gerçek anlamda zorlu bir deneyim yaşadıysanız (sınır ötesi askerlik, aşırı kötü koşullarda yaşamak, ciddi bir hastalık gibi) bu koşullar bitip de hayatınız normale döndüğünde inanılmaz bir aydınlanma yaşarsınız. Öncesinde çok fazla önemsemediğiniz şeylerin aslında ne kadar derin anlamlara sahip olduğunu fark edersiniz. Bankta arkadaşınızla yan yana oturmak, otobüsün orta kapısının açılırken çıkardığı ses, yağmurdan sonra ortaya çıkan koku. Eğer onları fark ederseniz hepsinin bir dopamin kaynağı olduğunu görebilirsiniz. Sanki uzun süre nefessiz kalmışsınız ve aldığınız ilk nefeste havanın bir tadı olduğunu hissetmiş gibi hayat denen mucizenin detaylarına büyük bir hayranlıkla bakarsınız. İşte bu hayranlıktır ilahi bir güce ya da doğaya içten şükran duymanızı sağlayan...
Yapılan araştırmalardaki ilginç bulgulardan bir tanesi de şükretmek konusundaki hassas kişilerin uyku kalite sinin daha yüksek olmasıdır. Çünkü "huzur" dediğimiz şey en güzel uykuların en tatlı ninnisidir.
varolduğunuzu, bir işe yaradığınızı hissetmek inanın bir hücre için bile müthiş bir duygudur. Burada harcadığınız efor ve emeğin gerçek değerini hissettiğiniz anda dönüşüm başlayacaktır.
O farklılığı hücrelerinizde hissettiğiniz an dopamin kendiliğinden salgılarımaya başlayacaktır. Zinciri kırmadıkça kendinize duyduğunuz saygı daha da artacak ve serotonin de devreye girdiğinde bu durumun yavaş yavaş bir alışkanlığa dönüştüğünü göreceksiniz.