Tenzile Demirtaş

Tenzile Demirtaş
@reader_rider
Artık her şey bitmişti, kovuğunda çöreklenip yatan, insan etiyle beslenen canavarın derin ve ürkünç soluğu duyulmaz olmuştu. Voreux olduğu gibi toprağa gömülmüştü.
Sayfa 496·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ne sersemce bir barbarlıktı bu! Yaptığı hizmetleri nasıl da iğrenç bir biçimde unutmuşlardı! Durduğu yerde kendi kendini yiyip bitiren gözü kör bir güçtü halk. Ama kasaba halkının kendi öz davalarını rezil edişlerine kızışının altında aslında kendi yıkılışının, beslediği bütün umutların acıklı bir biçimde sona erişinin üzüntüsü vardı. Hey ulu Tanrım, her şey böyle bir anda bitmiş miydi? Gürgenlerin altında sesine karşılık veren üç bin insanın haykırışını hatırlıyordu. O gün halkın kendisine gösterdiği sevgi elle tutulur, gözle görülür haldeydi, halk avucunun içindeydi, hepsinin efendisi olduğunu seziyordu. Çılgınca düşler kuruyordu: Montsou Kömür İşletmeleri ayaklarına kapanacak, daha sonra Paris'i ele geçirecek, belki milletvekili olacak, Meclis'te ilk işçi temsilcisi olarak vereceği söylev kentsoyluları oldukları yerde donduracaktı. Ama bütün bu umutlar kırılmıştı artık! Kurduğu düşlerden dört bir yanı nefretle çevrili, zavallı bir yaratık olarak uyanıyor, pek güvendiği halk taşa tutarak yola çıktığı noktaya getiriyordu onu.
Sayfa 465·Kitabı okudu
Hey ulu Tanrım, yoksulların varlıklılar için birbirlerini öldürmesi ne iğrenç şeydi!
Sayfa 433·Kitabı okudu
Etienne buz gibi kış geceleri, bir köşede durup bütün bu yıkılmaları dinliyordu. Karanlığı hırsla içine çekiyor, çöküşün verdiği sevinç yüreğine yayılıyor, adaletin keskin kılıcının yeryüzünü tırpan gibi biçeceği, köhne dünyayı temizleyeceği, zengin yoksul ayrımını ortadan kaldıracağı günü sabırsızlıkla bekliyordu.
Sayfa 396·Kitabı okudu
Tanrı'nın sesine kulak asmamakta devam ederlerse, onun da yoksullardan yana çıkacağını söylemişti: Tanrı kendi şanı için dünya nimetlerini dilediği an dinsizlerin elinden alır, alçakgönüllü insanlara dağıtıverirdi. Kiliseyi dolduran imanlı kişiler bu sözler karşısında tir tir titriyor, noter, al sana sosyalizmin en aşırısı diye söyleniyor, papaz efendi hepsinin gözüne elinde bir haç, 89'da işbaşına gelmiş kentsoylu sınıfı alaşağı eden bir yargıç gibi görünüyordu. Koşup durumu Bay Hennebeau'ya anlatmışlar, beriki omuz silkerek: - Çok canımızı sıkarsa, başrahibe yazarız, değiştirir, demekle yetinmişti.
Sayfa 391·Kitabı okudu