"Her yanım öyle diken diken. Bir dakika sonra, artık ne yapacağımı bilmiyordum.
İntihar edilen an, bu an mıdır? Bundan fena bir saat olabilir mi? Istırap çekmeyi severim. Fakat, bu ıstırabın sevimli hiçbir tarafı yok; çünkü bu bir felaketin mahsulü değildir. Bu, rezil olmuş bir adamın ıstırabıdır. Utanç, bir yarasa gibi yüze yapışır ve alnımızın ortasından kanımızı emmeye başlar. Vücut o kadar zaafa düşer ki, âdeta bir posa halini alır. Pespaye ve sefil bir şey olur. Onun için utanmak, kendi kendinden nefret etmenin eşitidir.
İnsan şöyle bir anında intihar etmez de ne vakit eder? Zaten, kokmuş, çürümüş gibiyizdir. Biz, ancak toprağın altında yer bulabiliriz. Bizi, ancak toprak paklar."