Kate bana, lise arkadaşlarının harika bir ailesi olduğunu düşündüklerini söylediğinde hiç şaşırmadım. İçinde istismarı barındıran ve besleyen ailelerin çoğu, dış dünyaya karşı normal bir portre çizerler.
İntihar Dükkanı ne yalan söyleyeyim, son zamanlarda okuduğum en eksiksiz kitaplardan biriydi. Eleştirilecek tek bir yanı olduğunu düşünmüyorum kitabın. Zaten kendisi öyle eleştirilecek pazar kitaplarından değil, oturulup üstüne düşünülecek bir kitap. 140 sayfaya ne sığdırmış olabilirler demeyin, sapasağlam bir öykü sığdırmışlar.
Hikayemiz Tuvache ailesiyle başlıyor. Anne Lucrèce, baba Mishima, abi Vincent, abla Maryln ve en küçük kardeş Alan'dan oluşan Tuvache ailesi; içinde yaşamdan ümidini kesmiş ve ölümde çare aramak isteyen insanlar için ipler, zehirler gibi çeşitli yöntemler sunan bir dükkan işletiyor: İntihar Dükkanı. Ailedeki tüm çocuklar intihar etmiş belli başlı ünlülerin ardından isimlendirilmişler: Vincent Van Gogh, Maryln Monroe ve Alan Turing. Vincent ve Maryln de bu havayı taşıyorlar üstlerinde. İkisi de sürekli acı çeken, mutsuz, ümitsiz ve kendileriyle ilgili sorunları olan çocuklar ama Alan öyle değil. Sıradışı bir Tuvache olan Alan, sürekli somurtmuyor, gülüyor, insanları intihara meyillendirmiyor, aksine onlara yaşam sevgisi aşılıyor, kasvete değil neşeye, hüzne değil coşkuya eğilimli bir çocuk Alan.
Başta tüm aile Alan'a karşı önyargılı ve uzak olsalar da yavaş yavaş onun büyüsüne kapılıp onlar da değişiyorlar. Kitabın hikayesi de zaten ölüm saçan bir ailenin neşe saçan bir aileye nasıl dönüştüğü. Bu kısa kitabın uzunca bir süre zihnimde yer tutacağını düşünüyorum, kesinlikle okunması gereken enfes bir hikaye.
Normal bir babanın nasıl davranabileceğini bilemeyen Jody, babasıyla iyi vakit geçirmek istiyorsa kötü taraflarına da katlanması gerektiğini düşünüyordu. Kendi içinde sevgi ve şiddet arasında psikolojik bir bağ oluşturmuştu. Sonunda şiddet olmadan sevgiye de sahip olunamayacağına inanmıştı.
Halbuki ne kadar acı verirse versin, tanıdık duyguları tekrar yaşama isteği her insanda olan bir içgüdüdür. Bilinen köy kılavuz istemez, sağladığı düzen insanı rahat ettirir. Kuralları biliriz, beklentilerimiz karşılanır, sürprizlerle karşılaşmayız.
Bir çocuk küçük yaşta anne-babasının rolünü üstlenmek zorunda kaldığında, hayatında kendisine örnek alması gereken insanların olmaması, gelişmekte olan özkimliğine ciddi zarar verir.