sana bakıyorum
aramızda durduğuna karar verdiğin uçurumun karşı kıyısından, ödüm patlıyor
nasıl acımasız, nasıl hızla, yatağını aşındırarak
geçtiğini görünce yılların
mevsimlerin bilgesiyim artık. değişmeden biliyorum değişeceğini ışığın, izliyorum gün dönümünü, gün tün eşitliğini,
huzur buluyorum bu büyük düzende. kocadım.
yine de neşeleniyorum ansızın nehirden
yükseldiğinde sessizce sis, sabah ışıltısı
karıştığında hiç yaratılmamış şeylerin arasına
Dünyada büyük fırtınanın koptuğu böyle
günlerde
Ben onsuz edemem.
Eli elimin içinde olmalı,
Gözlerine bakmalıyım,
Sesini işitmeliyim.
Beraber yemek yermeliyiz
Ara sıra gülmeliyiz.
Yapamam, onsuz edemem.
Bana su, bana ekmek, bana zehir;
Bana tat, bana uyku
Gibi gelen çirkin kızım.
Sensiz edemem!
“beni sevmesen ölürdüm
beni sevmesen bir çakıltaşıydım şimdi
beni sevmesen bir duvar gibi sağırdım
kördüm bir ot kadar
ölümden acıydım, ölümden beterdim
beni sevmesen
dünyayı bütün insanlara zindan ederdim”