şapkalarını başka birinin üstünde görmeye tahammül edemezdim. bir çekmecede duruyorlar, seni iyi tanıdıklarını düşünüyorum, kafana yerleştikleri için beyninin içinde olan biten her şeyi, benim bilmediğim düşüncelerini işitiyorlardı. benim de orada, üzüntülerinin yanında bir yerim olmalı.
küçük şapkalarına baktıkça sonsuz bir hüzünle bozulan, kuruyan beynini düşünüyorum.
sonsuza değin söndü.
bir daha beni hiç düşünemeyeceksin...
benim hakkımda küçük bir düşünce kalmış mıdır diye şapkalarının içine baktım.