İkra

İkra
Ölümün varlığı bütün vehim ve hayalleri yok eder. Bizler ölümün çocuklarıyız, hayatın aldatmacalarından bizi o kurtarır. Hayatın derinlerinden seslenir, yanına çağırır bizi. Ve biz, henüz insanların dilini bile anlamadığımız yaşlarda, ara sıra oyunlarımızı yarıda kesiyorsak, bunun nedeni, ölümün seslenişini duymuş olmamızdır.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Ne hissetsem, ne görsem, neye değer versem hepsi, baştan sona bir vehim değil mi, gerçekten hayli farklı bir kuruntu değil mi?
Sayfa 16·Kitabı okudu
Yokluğun varlıktan daha çok yer kapladığı zamanlar var, bildiniz mi? Bir gün illa bilirsiniz.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Edebiyat
Zavallı küçük kız bilmiyordu ki, aynı kudretle birbirine [bağlı] olan büyük aşkların hepsi masallardadır. Kendi bâkir kalbinin taşıdığı, bütün dünyasını dolduran aşk sahrasında tek ve yalnızdır. Garip bir hissikablelvukuyla kendisinin Tosun’a her şeyi [her şey nedir, henüz bilmiyordu] vereceğini, Tosun’un gece geçen gemiler gibi onun ıssız hayatında bir defa ışığını gösterdikten sonra geçeceğini hissediyordu. Bilmiyordu ki: “Kârbanı aşk ıssız bir beyabandan geçer.”
Sayfa 157·Kitabı okudu
Edebiyat
şapkalarını başka birinin üstünde görmeye tahammül edemezdim. bir çekmecede duruyorlar, seni iyi tanıdıklarını düşünüyorum, kafana yerleştikleri için beyninin içinde olan biten her şeyi, benim bilmediğim düşüncelerini işitiyorlardı. benim de orada, üzüntülerinin yanında bir yerim olmalı. küçük şapkalarına baktıkça sonsuz bir hüzünle bozulan, kuruyan beynini düşünüyorum. sonsuza değin söndü. bir daha beni hiç düşünemeyeceksin... benim hakkımda küçük bir düşünce kalmış mıdır diye şapkalarının içine baktım.
Reklam