Kitabımız, sonu baştan belli olan bir kitap. İşlenen bir cinayet var ve bu cinayet hakkında başka başka ağızlardan olaylar anlatılıyor.
Kitaba sadece roman olarak baktığımda; karakterleri birbirine girmiş, sonu belli olduğu için heyacanı olmayan bir kitap gibi geldi fakat eleştirel bir kitap olarak bakarsam gerçekten toplumun vurdumduymazlığı, hiç sorgulanmayan kalıp düşünceler ve gelenekler (namus cinayeti, kadına şiddet) çarpıcı biçimde ele alınmış. Hatta okurken kötü hissettiğiniz yerler çok oluyor.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
Japon edebiyatından okuduğum ilk kitap. Aslında daha çok Yukio Mișima ile tanıştığım bir kitap oldu diyebilirim. Çünkü kitapta yazarın çocukluğunda bilinçaltına yerleşmiş olan birçok unsuru hissediyorsunuz. Baskılar ,kötülükler ve nefret. Çocukluğundan ruhuna yerleşmiş dehşeti Mișima hakikaten büyük bir soğukkanlılıkla yazmış.Deniz kitapta çok muhteşem ve efsanevi tasnif ediliyor. Bence yazar Deniz 'i içinde inandığı ve sadece ona gitmeye onun için hayatın yaşamaya değer bulduğu şeye karşı sembol olarak kullanmıș. Denizinden vazgeçip aşkına gelen denizciye nefreti de bundan olsa gerek.
Kitabın konusu : 13 yaşındaki Noburo, dul olan annesi ile birlikte yaşıyor. Bir gün annesi bir denizci ile tanışıyor. Arkadaşlarıyla çete kuran Noburo, daha önceden kahraman olarak gördüğü denizcinin, artık denize gitmeyi bırakmasını onlar gibi normal kıyı insanı olmasını kaldıramıyor.
Kitabın unsurlarından bahsedecek olursam, olay örgüsü çok yok yani diğer romanlar gibi değil, akış olaylarla değil betimlemelerle sağlanmıș. Kısa bi kitap olması nedeniyle çabuk bitiyor fakat bence Japon edebiyatı ile tanışmak için kesinlikle ilk kitap olmamalı. Çünkü konu dehşet üstüne ve okurken bu ne böyle dediğim yerler vardı. Kınayacağınız bir çocuğun hikayesini okuyorsunuz yani. Fakat betimlemelerin şiirselliği gerçekten çok güzel. Bir anime film izler gibi okudum kitabı. Diyeceğim o ki bu kitabı okuyacaksanız konusu veyahut anafikri için değil betimlemeler için okuyun. Yoksa hüsrana uğrayabilirsiniz. Ve kesinlikle çocuklar için hiç uygun bir kitap olmadığını düşünüyorum. Doğru yorumlanmazsa farklı etkiler yaratabilir.
Kitap bir nöro-roman, yani sinir bilimsel gerçeklerin, belli bir kurgu ve hayali karakterler eşliğinde okuyucuya sunulduğu bir roman.
Şuan yazdıklarımı okurken beyninizde neler oluyor? Yaşadığınız bir olayda, baktığınız bir yerde, gördüğünüz bir insanda hoşunuza gidecek hiçbir şey olmadığı halde içinizin ona sinmemesinin nedeni ne? Onda kimsenin görmediği acıyı veya mutluluğu görme sebebiniz ne? Bunları hiç olayları yaşarken düşünmeyiz ama aslında hepsinin bir sebebi var. Bu sebepler her kesimden okuyucunun anlayabileceği şekilde yazılmış.
Yazar bu tarz soruları olay akışı sırasında size hiç hissettirmeden soruyor ve açıklıyor. Açıkçası o kadar güzel açıklamış ki derslerde bu konuları görürken bile öğrendiklerimi hayata karşı ne kadar az düşünmüșüm dedim. Normalde olay akışı okuyucuyu sürüklerken bu kitapta bilgiler beni o kadar aldı götürdü ki bilgiye doyamadım.
Konu :
Tesla tıp fakültesini bırakmış bir kız, İlyas da onun yapay zekaya ve bilime karşı çok ilgili arkadaşı. Meryam ise Tesla'nın ablası. Olaylar Tesla ve Ilyas'ın, birkaç adamın haksız yere yaşlı bir adamı dövdüğünü görmesi ve olaya müdahale etmeleri ile başlıyor. Her şey böyle başlamasına karşın analttığım tüm kişiler acaba gerçekte kim?
Dünyadaki birçok kötü alışkanlık ve bilmediğimiz hayatlara deginilmiș. Yapay zeka, teknoloji, bilim, yer altı dünyası... Daha çok şey söylerdim ama spoil olur :)
Çok akıcı, düşünülmüş ve anlaşılır bir kitap.
Bölüm başlarındaki özenle derlenmiş alıntılar da ayrı bir hava katıyor kitaba.
Bu dünyadan uzaklaşıp bir serüvene girmek isterseniz aynı zamanda bilgileneyim derseniz mutlaka tavsiye ederim
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201919bin okunma
Tersine çevrilmiş bir dünya.. Ahlaki bulduğunuz her şey bu dünyada yanlış..Geleceğe ilişkin bir kabus senaryosu olarak yazılmasına karşın sanki artık şimdinin senaryosu.