Sanırım en büyük red flagım, hayatımın geri kalanını yanlız geçirmeye içten içe hep hazır olmam.
Alıntı
Lavinia
lavinia elinde tuttuğu çiçeğinde bir hisleri bir düşüncesi belki aşk hayatı vardı koparılana kadar zalim tarafından çiçeğin aşkı güneşti ama yağmuru görmek istemedi asıl aşkı onu kör eden güneş te aradı kan ellerinden akarken soğuk zemin iyileşme adına hiç yardımcı olmuyordu bu sıcak bedene, kanlar heryerde beyaz zemin büründü olmadığı birine biri nefes almak için artık zahmet bile edemezken dizleri kırılmış ağlak surat ilk defa bu kadar kırmızı bir kan görmüştü kan ellerinden akarken eller yukarda ve daha yukarda kova gibi onları kanları döküyor akan şiddetli yağmur bu sefer kırmızıydı hemde tanıdık bır kırmızı kan ellerden bileklere ve parmak boğumlarını dolandı avuca gelen kutsalı ağızın ve dişlerin arasına aldı kokusu ve tadı daha tazeyken bu kanın kutsanması için tam zamanıydı burna çekilir içine damarlar kanla buluşana kadar iğrenmekten kusana ya da kanı hissedene kadar ciğerlerde, iki onlu, deri yüzü nefes almamaya iter mest eder kulaklar gıdıklanır ovar kan heryere değer onu kutsar ve gerçekten gerçek hissetirir onu hissetmek, vucudunu tadını ve bütünlüğünü, bir bütün gibi artık iki vucut değil tek vucutla, birbirinin vucuduna işler ilmek ilmek, kollar kendını sarar ve sarar hissetmek bu kadar zor olamıstı vucut kendını sarar nefes nefese geçmeden olmaz mesh mesh kafanın derisine işler onun saçlarını okşaması ve adını sayıklamasını hıssersin bir bedenle ancak bu kadar yakınlaşabilirdin, kalbinden akan kan ayaklarına ve onun ayaklarına ulastıgında onu da ilmiklemen gerekir ki vucudunu ona vermeyi tamamla tamamen tut ki kaçmasın ve hisslerini kabul etsin görevin tamamlandığında onu hala hissedemessen yapıcağın şey gecenin rüzgarında uzaklaşmak elinde çiçekler ve ve çakmağınla köprüye geldiğinde deniz sığ değil ve içindeki ölüler ikinizi de bekliyor artık
Edebiyat
Reklam
Özgürlük, yasak olanları yapmak veya kuralsız olmak değil, istediğin şeyleri yaparken, o yolda kazandıkların ve mutlulukların... Gerektiğinde red etmeyi bilmek.. Yapabileceğin potansiyeli gerçekleştirirken de sana eşlik edenlerle gittiğin yol da özgürsündür mutlusundur..
*İSLÂM AHLÂKI - 458* *GÜNÂH-I KEBÂİR HAKKINDA* *11* Ve dahî, günâh-ı kebâirin, ya'nî büyük günâhların nev'i pek çokdur. Bu mahalde, yetmişikisi beyân olunmuşdur: Dîne ve ahlâka uymıyan şi'rleri okumağa, uygun olanlarını da, çalgılı, içkili, kadın erkek karışık fısk yerlerinde okumağa veyâ başka yerde okunmuş olanı, böyle yerlerde, radyodan, teypden dinlemeğe ve kadınların, oğlanların okumalarına sözbirliği ile harâm denildi.] Uygun şi'rleri, uygun yerlerde okumak câiz olur. Kalbe rikkat getirince, Allahü teâlânın merhametine de sebeb olur. Ba'zı âlimler, mubâh olan simâ'a da rağbet etmemişlerdir. Bunlar, tabî'atlerine hoş gelmediği, zevk almadıkları için simâ'ı arzû etmemişler ise de, mubâh olan simâ'ı arzû edenleri de red ve inkâr etmemişlerdir.) Kur'ân-ı kerîmi, mevlidi, ilâhîleri, salevât-ı şerîfleri fısk meclislerinde hurmet ile okumak harâm olur. Eğlence, keyf için okumak küfr olur. *(Dürrül-meârif)* 6.cı sahîfede diyor ki, (Çalgı, kadın ve oğlan sesi gınâdır. Harâmdır. Böyle olmıyan seslerle fâideli şi'rler okumak, simâ'dır, mubâhdır.) - devamı var - *İslâm Ahlâkı* hakikatkitabevi.net/book.php?bookCo... *Huzur Pınarı* huzurpinari.com
Alıntı
MODERNİST TAİFE VE MEHMET OKUYAN
İslâm ilim geleneği, metin ile senedi birbirinden ayırmayan, muazzam bir süzgeç üzerine kuruludur. Bugün "Kur'ân'ın ruhuna uymuyor" gerekçesiyle sahih hadîsleri tek bir kalemle silip atan rasyonalist yaklaşım, aslında dine yeni bir usûl dayatma çabasıdır. Sünneti ve hadîs külliyâtını, modern insanın konforuna ve seküler mantığına uydurmak için "uydurma" ilân etmek, peygamberi devreden çıkaran kuralsız bir dinî anlayış doğurur. Âyetleri lâfzî genişliğinden koparıp sadece kendi zihnî şablonlarına uyduran bu seçmeci tavır, ümmetin bin yıllık ilmi müktesebatını (birikimini) hafife almaktır. Hadîsi hırpalayan bu dil, farkında olmadan dinin pratik zeminini de hırpalamaktadır. Ekran konseptiyle kitlelere sunulan "kolaylaştırılmış din" tezi, ne yazık ki Ehl-i Sünnet’in omurgasını oluşturan temel îtikadî kalıpları red etmektedir. Kabir hayatındaki sorgu ve azabı lûgat oyunlarıyla yok saymak, şefaati bütünüyle reddedip Müslüman ile peygamber arasındaki mânevî bağı koparmak, ilmi bir yenilik değil, akaidde bir çözülmedir. Hele ki Hz. Âdem’in safiyetini ve "ilk insan" vasfını modern teorilere kurban ederek "Âdem öncesi beşerler" kurgulamak, nassların (kesin delillerin) açık beyânına karşı cephe almaktır. **Sürekli olarak "Kur'ân bize yeter, başka kaynağa ihtiyaç yoktur" sloganını tekrarlayıp, ardından ciltler dolusu şahsî tefsir yazmaya kalkışmak tam bir entelektüel çelişkidir. Madem Kur'ân ek bir açıklamaya ihtiyaç duymayacak kadar açıktır, o hâlde yüzlerce sayfalık Mehmet Okuyan imzalı yorumların insanlara "asıl din bu" diye sunulmasının mantığı nedir? Bu yaklaşım, Müslümanları Resûlullah’ın (s.a.v.) ve müctehid imâmların rehberliğinden uzaklaştırıp, modern bir ilahiyatçının kişisel kelime tercihine mahkûm etmektir. Kabir hayatını ve şefaati lûgat oyunlarıyla yok
Dinde Tahrifat
Kadın-Erkek İlişkileri ve 3 Renk
Merhaba Sayın 1000 Kitap Üyeleri. Herkese akademik ve sosyal hayatında başarılara doyduğu mutlu bir 2026 yazı dilerim. Bugünkü yazımın başlığı "Kadın-Erkek İlişkileri ve 3 Renk" Bu başlıkta üç renkten Kırmızı, Mavi ve Siyah renklerini kastederek kadınların gözündeki "Erkek Hiyerarşisinde" değişmez yerinizi bilmeniz ve böylece kadınların size olan tavırlarını daha iyi anlamanızı sağlayacağım. Kırmızı renkteki hapla simgelenen Red Pillci erkekler erkeklerin yüzde 15-20'lik kesimini oluşturan ve paraları statüleri ayrıcalıklı özellikleri vb. sayesinde kadınların kendilerine her türlü haylazlık, afacanlık ve fırlamalık yapma hakkını verdiği "Badboy-Playboy-Mafyatik Erkek" üçlüsündeki erkeklerdir. Bunlar kadınların gözünde her hakka sahip olduklarından kadınları ne kadar üzerse üzsünler kadınlar için vazgeçilmezlerdir. Çünkü para ve güç bunlardadır. Örneğin sosyal medyadan kadın katili olduğunu bilmelerine rağmen milyonlarca Türk kızının aşk mesajları yazdığını gördüğümüz malum saç traşlı tayfa kadınların gözünde bu "Üstün ve dokunulmaz erkeği" temsil eder. Mavi renkli hapla simgelenen, kadınların peşinde koşup onlara yaranmak için kendini paralayan "Köle ruhlu - Hanımcı - Light Erkek" modeli ise erkeklerin yüzde 70-75'ini oluşturur. 30-35 yaşlarına kadar Kırmızı hapçı badboylarla her şeyi yaşadıktan sonra bedenen ve psikolojik olarak yıkıntıya dönüşen hanımefendilerin kendilerini garantiye almak için yamandıkları son durak olma özelliğini taşırlar. Ve nihai olarak bu analizi yapan, gerçekleri gören "Gerçekçi-Gözlemci-Yalnız erkek" modelini ise siyah hap ile simgelenen hürriyetine düşkün ve sömürülmeye karşı erkekler oluşturur. Siz bir erkek olarak hangi rengi kendinize yakın buluyorsunuz?
Doktor MBC'den Hayata Dair Dostça Tavsiyeler
Reklam
Reklam