1917 ekiminde çarlık Rusya'nın yıkılıp, Sovyet Rusya'nın kurulmasını sağlayan Bolşevik devriminin on gününü anlatan, doyurucu bir ani- inceleme kitabı dünyayı sarsan on gün. Amerikalı gazeteci John reed imzasını taşıyor. Reed, sonraki hayatını Rusya'da geçirmiş. Devrimden oldukça etkilenmiş ve hayatının sonuna kadar Leninist fikirlere bağlı kalmış.
Mutlak monarşi ile yönetilen Rusya'da halk açlıktan kırılırken, çar mutlu mesut günler geçirir. Tüm monarşi ile yönetilen ülkelerde olduğu gibi. Emeği, emekciyi savundunmu komünist derler. Neyse devrime dönelim...
Çar yönetiminden şikayet eden Rus halkı ( bir farkımız da burası, memnun değiller) 1905 yılında saraya yürürler. O güne kadar iki laftan birinde " tanrı çari korusun " diyen halk, hesap sormaya karar vermiştir. 200 bin kişiyle saraya yürüyen topluluğun üzerine ateş açılır. Bu olay tarihe kanlı Pazar olarak geçer. İsyan bastırılmıştır, bastırılmasina ama pabucun pahalı olduğunu anlayan çar yetkilerinin bir kısmından vazgeçer ve talep edilen birkaç değişiklik yapar. Halkın gazı şimdilik alınmıştır. Ancak 1. Dünya Savaşı'na girilmesi, cephelerde alınan ardarda yenilgiler bardağı taşırir. 1917 Şubatında bir kez daha ayaklanirlar ve bu kez çar tahttan uzaklaşır.( 2. Nikolay) Hep derler ya gelen gideni aratir diye işte o hesap, yerine kurulan geçici hükümet ilk icraat olarak, savaş istemeyen halka inat 1. Dünya Savaşı'na devam kararı alır. Zaten açlıkla mücadele eden insanlar, savaşın yıkıcı etkisiyle allak bullak olurlar. Kerenski hükümeti, yani geçici hükümet tamamen Rusya burjuvazisi, mülk sahipleri, kodamanlar için çalışır. Çarlik fiilen yoktur ama çari arar hale gelirler. Emek ve emekçi yok sayılır. İşçi, asker ve köylüler perişandir. Ordu neredeyse aç aç savaşır. Buraları hep tanıdık dikkat ederseniz.
O günlerde az