Lisbeth Salander. Muhteşem bir beyin. Kitaptan bir alıntı ile devam etmek istiyorum.
''... Pierre de Fermat, Diophantus'un Arithmetica adlı kitabının kenarına şunları yazmıştı: Gerçekten de kayda değer bir ispat buldum ancak bunu kitabın kenarına sığdırmam mümkün değil.
Kare kübe çevrilmiş ve matematikçiler yüzyıllarca Fermat teoremini kanıtlamaya uğraşmışlardı.
Andrew Wiles dünyanın en gelişmiş bilgisayar programının yardımıyla on yıl çalışarak,1990 yılında bilmeceyi nihayet çözebilmişti.
Lisbeth şimdi anlıyordu.Cevap çok basitti.Arka arkaya sıralanan bu rakamlarla bir oyun oynadı ve birden resimli bir bilmece gibi basit bir formül çıktı karşısına.
Fermat'ın bilgisayarı yoktu. Andrew Wiles'ın çözümü, Fermat'ın teoremini formüle ettiği zamanda henüz keşfedilmemiş bir matematiğin üzerine inşa edilişti. Onun çözümü tabiki farklı olacaktı.
Lisbeth o kadar şaşırmıştı ki, bir ağaç kütüğünün üzerine oturdu Kafasındaki denklemi kontrol ederken gözlerini ileri dikmişti.
Fermat işte bunu demek istemişti. Matematikçilerin niçin saçlarını yoldukları ortada.
Lisbeth kıkırdadı.
Bir filozofun bu bilmeceyi çözme şansı çok daha fazla.
Kendini beğenmiş piç''
Yazarın kendi başarısını göremeden ölmüş olması çok üzücü bir gerçek. Kendi yarattığı karakterin, bazı insanlar üzerinde çok büyük bir yer edindiğini bildiğini varsayıyorum.