Mırıltı, evrim sürecinde kedilere seçilmeye değer bazı avantajlar sunmuş olabilir. Kedigillerin çoğu “mırıltı benzeri” bazı sesler çıkarır. Mırlama, evcil kedilerde; yavrusuyla ilgilenirken veya sahibiyle, beslenme-okşanma gibi sosyal ilişkiler içerisindeyken en belirgin halini almaktadır.
Kedi mırlamasının bir mutluluk ifadesi ya da yavru ile iletişim biçimi olduğunu farz ediyoruz, ama belki de mırlamanın nedenleri bir kedinin yaşamındaki daha gergin anlara bakılarak açıklanabilir. Kediler genellikle baskı altındayken, örneğin veteriner ziyaretleri sırasında ya da nekahat dönemlerinde(*) mırlar. Yani görünüşe göre her mırlayan kedi, mevcut koşullarından memnun olmayabilir. Bu bilmece, araştırmacıları kedilerin nasıl mırladığını incelemeye itmiştir.
Kedilerin neden mırladıklarının yanı sıra, nasıl mırlayabildikleri de hala tartışılmaktadır. Yapılan araştırmalardan elde edilen bulgulara göre, kediler gırtlak ve diyafram kaslarının aralıklı sinyalizasyonu ile mırlama sesi üretmektedir. Kediler, hem nefes alırken hem de nefes verirken belli bir desende ve 25 ile 150 Hertz arası frekansta mırlar. Çeşitli çalışmalar, bu aralıktaki ses frekanslarının kemik yoğunluğunu artırmada ve iyileşmede katkısının olduğunu göstermiştir.
Kedilerin mırlama frekanslarının, kas ve kemiklerin iyileşme süreci üzerindeki olumlu etkisi insanlar için yararlı olabilir. Örneğin uzun süre uzayda kalan astronotların, yerçekimsiz ortamdaki fiziksel aktiviteler sırasında dünyada olduğu kadar uyarım almayan kas ve kemik sistemlerinde oluşan yoğunluk azalmalarına karşı karşı bu tür bir tedavi geliştirilebilir. Kediler, enerjilerini muhafaza etmek için uzun dinlenme ve uyuma periyotları geliştirmiş olduklarından, mırlamanın fazla enerji sarf etmeden kas ve kemiklere uyarımlar yapan bir mekanizma