Adım Soyadım

Adım Soyadım
@reeree
21 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
İnsanlar neredeyse çırılçıplak durumdaki derileriyle, primatlar arasında benzersizdir. Sülalemizin tüm diğer üyeleri, çoğu başka memeli türünde olduğu gibi kalın bir kürke sahiptir. Biz insanların da kafasında ve birkaç başka yerinde daha kıl olduğu doğru. Ama yine de akrabalarımıza kıyasla en kıllı insan bile kel sayılabilir. Peki nasıl bu kadar kılsızlaşabildik? Bilimciler yüzyıllar boyunca bu soruya kafa yordu. Yanıt bulmak ise kolay değildi. İnsan evrimindeki en önemli geçişler (örneğin dik yürüyüşün ortaya çıkışı gibi), atalarımızın fosillerinde doğrudan kayıt altına alınmış durumdaydı. Fakat kalıntıların hiçbirinde insan derisine ilişkin kesin izler korunamamıştı. Neyse ki son yıllarda araştırmacılar, kıllarımızı yitirmemize ilişkin birtakım dolaylı ipuçlarının fosil kayıtlarında mevcut olduğunun farkına vardı. Bu ipuçlarının ve geçtiğimiz on yılda genomik ile fizyoloji sayesinde kazanılan anlayışın ışığında, antropolog Nina G. Jablonski ve çalışma arkadaşları insanların ne zaman ve neden kürklerinden kurtulduklarını ikna edici biçimde açıklamayı başardı. Görünüşümüzün garipliklerinden birini açıklamasının yanı sıra, bu senaryoya göre kılsız derinin kendisi de diğer karakteristik insan özelliklerinin evriminde rol oynamış. Buna beyin büyüklüğümüz ve konuşma diline bağımlılığımız da dahil.
Bilim
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Mırıltı, evrim sürecinde kedilere seçilmeye değer bazı avantajlar sunmuş olabilir. Kedigillerin çoğu “mırıltı benzeri” bazı sesler çıkarır. Mırlama, evcil kedilerde; yavrusuyla ilgilenirken veya sahibiyle, beslenme-okşanma gibi sosyal ilişkiler içerisindeyken en belirgin halini almaktadır. Kedi mırlamasının bir mutluluk ifadesi ya da yavru ile iletişim biçimi olduğunu farz ediyoruz, ama belki de mırlamanın nedenleri bir kedinin yaşamındaki daha gergin anlara bakılarak açıklanabilir. Kediler genellikle baskı altındayken, örneğin veteriner ziyaretleri sırasında ya da nekahat dönemlerinde(*) mırlar. Yani görünüşe göre her mırlayan kedi, mevcut koşullarından memnun olmayabilir. Bu bilmece, araştırmacıları kedilerin nasıl mırladığını incelemeye itmiştir. Kedilerin neden mırladıklarının yanı sıra, nasıl mırlayabildikleri de hala tartışılmaktadır. Yapılan araştırmalardan elde edilen bulgulara göre, kediler gırtlak ve diyafram kaslarının aralıklı sinyalizasyonu ile mırlama sesi üretmektedir. Kediler, hem nefes alırken hem de nefes verirken belli bir desende ve 25 ile 150 Hertz arası frekansta mırlar. Çeşitli çalışmalar, bu aralıktaki ses frekanslarının kemik yoğunluğunu artırmada ve iyileşmede katkısının olduğunu göstermiştir. Kedilerin mırlama frekanslarının, kas ve kemiklerin iyileşme süreci üzerindeki olumlu etkisi insanlar için yararlı olabilir. Örneğin uzun süre uzayda kalan astronotların, yerçekimsiz ortamdaki fiziksel aktiviteler sırasında dünyada olduğu kadar uyarım almayan kas ve kemik sistemlerinde oluşan yoğunluk azalmalarına karşı karşı bu tür bir tedavi geliştirilebilir. Kediler, enerjilerini muhafaza etmek için uzun dinlenme ve uyuma periyotları geliştirmiş olduklarından, mırlamanın fazla enerji sarf etmeden kas ve kemiklere uyarımlar yapan bir mekanizma
Bilim
Klasik bir “miyav”dan farklı mırlama ve hırıltılara kadar, küçük yavru kediniz doğal olarak çok farklı sesler çıkarabilir – aslında pek çok hayvandan daha çok ses çıkarır. Kediler yaklaşık 60 farklı ses çıkarır ve bu seslerin her biri, farklı bir ton ve yoğunlukta çıkarıldığında farklı bir anlam taşır. Size ne söylemeye çalışıyor? Klasik “miyav” Herkes “miyav”ı bilir. Yavru kedinizin gırtlağından çıkardığı “miyav” bir yardım ya da ilgi isteğini gösterir. Yavru kediniz büyüdükçe, “miyav” sesiyle sevgi ve korkudan şikayet ve öfkeye kadar farklı ruh hallerini ve duyguları ifade edecektir. “Cıvıltı” sesi Yavru kediniz, sizi sevgi dolu bir şekilde karşılamak için “cıvıltı” sesi çıkarabilir. Bütün yavru kediler bu sesi çıkarmaz – eğer sizinki yaparsa, sanki sizinle konuşuyormuş gibi bir ses çıkardığını fark edeceksiniz! Mırlama Herkesin bildiği gibi, mırlayan bir yavru kedi mutludur. Yeni doğmuş bir yavru kedi rahat ve güvende olduğunu anlatmak için mırlar. Mırlama bir memnuniyet göstergesidir ve akıllı bir yavru kedi daha fazla okşanmak için bu sesi kullanır. Ve şüphesiz onu memnun etmekten çok keyif alacaksınız! Son araştırmalar, kedilerin çok stresli durumlarda da mırlayabildiğini gösteriyor – anlaşılan o ki, mırlayarak kendi kendilerini sakinleştiriyorlar. Yavru kedinizle iletişim kurmak Vahşi doğada, yetişkin büyük kediler nadiren ses çıkararak iletişim kurarlar. Yalnızca kavgaya ya da çiftleşmeye hazırlanırken ses çıkarırlar. Sizinle konuşarak, yavru kediniz kendisinden önceki kedilerin öğrendiğini kendisinin de benimsediğini gösterir – ses çıkarmak bir insandan ilgi görmek için muhteşem bir yöntemdir! Yavru kedinizle ne kadar çok konuşursanız, sizi o kadar çok anlar ve yanıt verir. Çok geçmeden siz yavru kedinizin, yavru kediniz de sizin sesinizi anlayacak.
İlişkiler
Dudak büzme çok yaygın kullanılan ve nadiren anlaşılan sözsüz bir mesajdır. İnsanların bu tepkiyi göstermelerinin üç farklı anlamı vardır. İlk Anlam: Kişi Uyarılmıştır. Bir çok kadın özellikle Instagram’da dudaklarını büzerek pozlar vermeyi kendilerine görev bilirler. Kişi dudaklarını büzerek poz verdiğinde, bilinçli ya da bilinçsizce karşı cinse sözsüz mesaj iletiyordur. Dudak büzmenin altında cinsel uyarılmışlık tepkisi yatmaktadır. Bir kadın cinsel anlamda uyarılmışsa dudakları irileşir. Kadınların bu pozu, karşı cinsleri tarafından cinsel içerikli bir mesaj olarak algılanır. İkinci dünya savaşı dönemlerinde de kadınlar arasında popüler olduğunu belirtmeden geçmeyelim. İkinci anlam: Kişi Düşüncelidir. Bizimle bir bilgi paylaşıldığında ya da bir konu hakkında derinlemesine düşüncelere daldığımızda dudaklarımız bilinçsizce büzüşür. Konuya odaklanmanın dudaklardaki yansıması diyebiliriz. Üçüncü Anlam: Yalan Hazırlığı Şayet kişi dudaklarını büzmenin hemen ardından bir konu hakkında açıklamada bulunuyorsa, eşlik eden kelimeler çoğunlukla yanıltıcı ya da aldatıcıdır. Dolayısıyla bu özel sözsüz işaret gizemli bir planın göstergesidir. Muhatabınızda dudak büzme görürseniz ve hemen ardından konuşmaya başlarsa sözlerinden şüphelenmenizi tavsiye ederim. mikroifadeler.com/dudak-buzme-ne-... -çok boktan-
Hıçkırırken gülme.