''Bilinmesi gereken şeyleri insanın kendisinin tatması iyidir,'' diye geçirdi içinden. ''Dünya zevklerinin ve dünya malının insan hayır getirmeyeceğini daha çocukken öğrendim. Hanidir biliyorum bunu ama ancak şimdi yaşadım. Ve şimdi biliyorum, belleğimle değil, gözlerimle, yüreğimle, midemle biliyorum böyle olduğunu. Ne mutlu ki bana, biliyorum artık!''
Zira bizim medeni dünyamız, şövalyelerle, askerlerle, eğitimli insanlarla, avukatlarla, rahiplerle, filozoflarla ve daha bilmediğim başkalarıyla karşılaştığınız büyük bir maskeli balodan başka nedir ki?
*Primatların İzinde* kitabını okuma sürecim, "Nereden Başlasam" adlı podcast kanalında Aslıhan Niksarlı’nın sesini duymamla başladı. Konuya olan merakım, bu dinleti sonrası kitabı edinmemle sonuçlandı.
Bölüm Analizleri
1. Bölüm: Teorik Temeller ve Taksonomi
Kitabın ilk bölümü; taksonomik sınıflandırma, primatları nasıl tanıyacağımız, nerede yaşadıkları ve kökenlerinin neye dayandığı gibi pek çok akademik soruya yanıt veriyor. Açıkçası bu kısım, primatlarla akademik düzeyde değil de benim gibi sosyal düzeyde ilgilenen okurları biraz zorlayabilecek bir yoğunlukta. Ancak anladığım kadarıyla ve kendi tecrübelerime dayanarak, bu alanda Türkçe kaynak eksikliği olduğu düşünüldüğünde; bu bölümün akademik ilgi duyanlar için kapsayıcı bir bakış açısı sunduğunu söyleyebilirim.
2. Bölüm: Sahada Çalışmak ve Yöntemler
İkinci bölümde ise "Primatlar ile nasıl çalışılır?", "Yöntemler nelerdir?" ve "Sahada bir primat izi nasıl bulunur?" gibi metodolojik açıklamalara yer verilmiş. Burası benim için kitabın gerçek anlamda eğlenceli olmaya başladığı kısımdı. Özellikle kendimizi sürekli ayrı bir yere konumlandırdığımız "kuzenlerimizin", en temel düzeyde bizlerle ne kadar benzer iletişim yollarına sahip olduğunu anlamak ufuk açıcıydı. Kitaptaki bilgiler, bu benzerliği özümsememizi oldukça kolaylaştırıyor.
3. Bölüm: İnsan Etkisi ve Ekolojik Tahribat
Üçüncü bölümde odağa insanı alarak; kuzenlerimizin yaşam alanlarını ne kadar daralttığımızı ve onlara ne kadar zarar verdiğimizi derinden hissediyoruz. Bu bölüme başlarken, insanın "soykırımcı" gibi gösterilmesine karşı biraz ön yargılıydım; türlerin yok oluşunda insanın tek etken olmadığını düşünüyordum. Ancak okudukça durumun sandığımdan çok daha büyük boyutta olduğunu anladım. İnsanların primat özelinde ve genel anlamda tüm hayvanların