"Sibyl Vane'in senin için romantik edebiyatın tüm kadın kahramanlarını temsil ettiğini söylemiştin; bir gece Desdemona, diğer gece Ophelia olduğunu, Juliet olarak can verip Imogen olarak yeniden hayat bulduğunu..."
"Artık asla yeniden hayat bulamayacak," dedi Dorian yüzünü ellerinin arasına gömerek.
"Hayır, bulamayacak. Sahnedeki son rolünü oynadı. Fakat sen o izbe kulisteki yalnız ölüm sahnesini bir Jakoben tiyatrosundan dehşet verici bir bölüm, Webster'dan, Ford'dan ya da Cyril Tourneur'den şahane bir sahne olarak farz et. Kız hiç yaşamamış, dolayısıyla da gerçekte ölmemiş say. O zaten, en azından senin gözünde, bir hayalden ibaretti; Shakespeare'in oyunlarından kuş misali gelip geçen, varlığıyla oyuna güzellik katan bir hayalet, Shakespeare'in müziğini zenginleştiren, ona neşe katan bir sazdı. Gerçek yaşama temas ettiğinde karşılıklı olarak yaşam onu, o da yaşamı bozdu, bu yüzden çekip gitti. Dilersen Ophelia için yas tut. Cordelia'ya boğdular diye karalar bağa. Brabantio'nun kızı öldü diye feryat figan et. Ama gözyaşlarını Sibyl Vane için harcama; o kız, tüm o karakterlerden çok daha az gerçekti."
"...Kendi kendimizi suçladığımız zaman başka birinin bizi suçlamaya hakkı kalmadığını düşünürüz. İnsanın ruhunu suçluluk duygusundan arındıran şey itiraf etme eyleminin kendisidir; günah çıkartan bir rahip değil.."
"...Modern ahlak, insanın kendi döneminin standartlarını benimsemesinden ibarettir. Bence kültürlü bir insanın kendi döneminin standartlarını benimsemesi ahlaksızlığın en büyüğüdür."
"...Bir bakıma, güzellik de bir tür dehadır; hatta dehadan çok daha üstündür çünkü hiçbir açıklamaya ihtiyaç duymaz. Güzellik, tıpkı güneş ışığı gibi, bahar mevsimi gibi, karanlık sulara aksi vuran, adına ay dediğimiz o gümüş deniz kabuğu gibi bu dünyanın muazzam gerçeklerinden biridir. Sorgulanamaz. Yüceliği ilahidir..."
"Sevgili çocuk, asıl hayatlarında yalnız bir kere seven insanlar yüzeyseldir. Onların sadakat, vefa diye addettikleri şeye ben alışkanlıktan kaynaklanan rehavet ya da hayal gücü eksikliği diyorum. Zihinsel dünya için tutarlılık neyse duygu dünyası için de sadakat odur; yani yenildiğinin resmidir. Sadakatmiş! Bir ara üzerine düşüneyim. İçinde sahip olma arzusu da var. Başkasının kapacağından korkmasak kaldırıp atacağımız öyle şey var ki."