reizen

reizen
büyücü
Lisans
puqi tapınağı
81 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
5/10
·475 syf.·
2015 3. kitabı
Bu kitabı 4-5 yıl önce okudum. Normalde bu kadar uzun süre önce okuduğum kitaplara, inceleme yapacaksam tekrar okur, sonra yorum yaparım. Ama bu kitabı tekrar okumayı düşünmüyorum kesinlikle. Ve ben bu sitede genelde beğenmediğim kitaplara inceleme eklemem (kendi defterime eklerim ama) Bu kitaba inceleme yapma sebebim, bugün okulda arkadaşlarımla yaşadığım bir diyalog, kitap hakkındaki görüş ayrılığı oldu. Hepsi büyük heyecanla kitabı anlatıp, arşa çıkarırken, "ben beğenmemiştim bu kitabı" dedim. 3 çift göz birden beni öldürmek ister gibi, üzerime dikildi. Biraz kitap üzerine tartıştık ve eve gelir gelmez kitabın profiline girip yorumlara baktım, benim gibi düşünen yok mu, diye. Yaklaşık 20 inceleme okudum ve hepsi de bayılmış kitaba, eleştiren bir okura denk gelemedim. Kitap kesinlikle yerden yere vurulacak kadar kötü değil. Ama bunca övgüyü hakkedecek kadar iyi hiç değil. Benim kitaplarda aradığım bazı kriterler var. Örneğin; verdiği mesaj, hikayesi, kurgusu, anlatımı, dili, edebi değeri ve bana ne katacağı. Her kitap mesaj verecek, bir şeyler öğretecek değil, diyeceksiniz. Ama ben kesinlikle öyle düşünmüyorum. Okuduğum her kitap bana bir katkıda bulunmak zorunda. Sırf kafa dağıtmak, zaman geçirmek için okunur diyenlere de hiçbir faydası olmaz (tecrübeyle sabit) Bunun yerine film izlemelerini tavsiye ederim. Mesela bu kitap değil de film olsa çok daha iyi olurdu bence. Bu kitabın edebi değeri sıfır, verdiği bir mesaj, amaç yok. Okuduğunuzda size hiçbir katkısı olmayacak. Kitapta tek iyi olan hikayesi, kurgusu. Onu da gereksiz matematiksel terimlerle ve sayfalarca doldurduğu sayılarla baymış. Ve bu kurguya yakın onlarca sinema filmi bulabileceğiniz için hikaye de çok özgün olmuş diyemiyorum. Bazı arkadaşlar, yazarın bilim, matematik, felsefe gibi her alana
Edebiyat
OlasılıksızAdam Fawer · April Yayıncılık · 202398,4bin okunma
Reklam
“Hua Cheng sessizce şöyle dedi: "Majesteleri, ben sizin her şeyinizi anlıyorum. "Cesaretinizi, umutsuzluğunuzu; nezaketiniz, acınız; kırgınlığınız, nefretiniz; zekanız, aptallığınız. "Eğer yapabilseydim, beni basamak olarak kullanmanı, geçtikten sonra parçaladığın köprü, tırmanmak için çiğnemen gereken ceset kemikleri olarak kullanmanı isterdim. Ben milyonlarca bıçağın kesmesini hak eden günahkarım. Ama biliyorum, buna izin vermezsin." (...) Ancak Hua Cheng yalnızca şöyle yanıt verdi: "Senin için savaşta ölmek benim en büyük onurumdur." Bu sözler ölümcül bir darbe gibiydi. Xie Lian'ın gözlerindeki yaşlar artık engellenemedi ve akmaya başladı. Sanki hayatının ipliğine bağlıymış gibi yalvardı: Ancak Hua Cheng, "Bu dünyada sonu gelmeyen hiçbir ziyafet yoktur" diye yanıtladı. Xie Lian başını eğdi ve göğsünün derinliklerine gömdü, kalbi ve boğazı daralmış bir acı içindeydi, konuşamıyordu. Ancak kısa bir süre sonra Hua Cheng'in yukarıdan şunu söylediğini duydu: "Ama seni asla bırakmayacağım." Bunu duyan Xie Lian'ın kafası yukarı kalktı. Hua Cheng ona, "Geri döneceğim. Majesteleri, inanın bana" dedi.