başarıya ve başkaları karşısında kazanacağı zafere fazla aldırış etmeden sadece en iyisini yapmaya ne kadar çok çaba gösterirse, bu çabaları da o Kadar kısa sürede ve kolayca başarıyla taçlanacaktr. Doğrudan niyete gelmeyen şeyler vardir; bu seyler ancak baska bir seye niyetlenmenin yan ürünleri olarak elde edilebilir: Bunlar dogrudan hedeflendigi zaman, hedef şaşar. Cinsel mutluluk buna bir örnektir: Kisi buna çabayla ulaşamaz.
Benzer bir sey spor için de geçerlidir. Elinizden geleni yaptiginiz zaman kazanma sansiniz artacaktir; tersine, kazanmaya çalistiginiz zaman kaybetmeye yatkin olacaksiniz. Bu durumda rahat olmak yerine gergin olacaksiniz. Başka bir deyisle, "en büyük oldugunu" kantlamaya degil, kimin en büyük olduğunu bulmaya çalışmalısın.
YASAMIN geçiciligi kargisinda gelecegin henüz varolmadigini; geçmişin ise artik varolmadigini; gerçekten varolan tek seyin ise bugün oldugunu söyleyebiliriz. Ya da gelecegin bir
Hic oldugunu; gecmisin de hic oldugunu; insanin hiclikten
geldigini; varliga "büründüğünu" ve hiçlik tehdidi altında
oldugunu soyleyebiliriz, o halde insan varolusunun temel
geçiciligi açisindan yasamda anlam nasil bulabiliriz?
Varolusçu felsefe bulabilecegini iddia ediyor. Bu felsefenin "trajik kahramanlık" dedigi sey, geçiciligine ragmen yasama evet deme olasılığıdır. Varolusçuluk, ne kadar geçici olursa olsun, bugünü vurgular:
İnsan nihai anlamda karşısına çıkan koşullara tabi değildir bu koşullar onun kararına tabiidir mücadele mi edeceğine boyun mu egeceğine koşullar tarafından belirlenmeye göz yumup yummayacağına isteyerek veya istemeyerek karar verir