Ken Keskoo Renas Jiyan’ın ifadesiyle, Selahattin Demirtaş’a duyduğum hayranlık tarif edilemez. Türkiye’deki siyasetin karmaşası nedeniyle ben de uzun süre uzak durmayı tercih ettim. HDP’ye karşı bir mesafem var, ama Demirtaş’ın varlığı bu durumu değiştirdi. Umutsuzluk kelimesini duyduğum her an aklıma o geliyor. Yıllarca cezaevinde kalmasına rağmen inancını kaybetmedi, her daim dimdik durdu.
Zınar Karavil’in kaleme aldığı "Demirtaş’ın Beyaz Sandalyesi" adlı eser, onun hikayesini etkileyici bir dille sunuyor. Bu kitabı okumak, beklediğimden çok daha heyecan vericiydi. Kitap, Demirtaş’ın cezaevine gidişini anlatırken, onun sakinliğini ve zekasını gözler önüne seriyor. Diyarbakır’dan götürülürken önce Kandıra Cezaevi yazılıyken, son anda Edirne olarak değiştirilmesi, yaşananların ciddiyetini gösteriyor.
Cezaevine gidecekleri an, Demirtaş’ın “İçeride yoklar galiba. Gidelim,” demesi, onun ne kadar kararlı olduğunu gösteriyor. Eşinin ve kızlarının geride kalacağı, kendisinin bir tehdit olarak algılanacağı bir ortamda, tüm bu olan bitene rağmen inancını koruması gerçekten ilham verici. Selahattin Demirtaş, tam da bu yüzden özel bir isim.
Zınar Karavil, Demirtaş hakkında yazılanları bir araya getirerek önemli bir eser ortaya koymuş. Kitabı okurken, anne, abla, eş, baba gibi farklı rolleri düşünmek duygusal bir etki yarattı; özlem ve acı bir araya geldi. Ancak kitabı bitirdikten sonra gözlerim umutla doldu.
Zınar Karavil, titiz bir çalışma ile anlaşılır ve etkili bir eser sunmuş. Dilerim dostluğumuz, bu tür güzel projelere vesile olur. Kesinlikle okunması gereken bir eser. Umut her daim baki, inanç her zaman var olacak: Selahattin Demirtaş!
Kitapta, yazarın önerdiği Demirtaş’ın yazıları ve müzik belgelerinin linklerini aşağıda paylaşıyorum; bu içerikler, kitabı okuduktan