RONÎ MÎNA EVÎNÊ-TARÎ MÎNA MİRİNÊ...
10/10
·358 syf.··
2025 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2025 15:55
1998 de yazılmış lakin okunduğunda günümüzde yaşanan birçok olayı yeniden yaşıyormuş gibi bir dajavu yaşatacak. Yıllardır ölümün hâlâ hüküm sürdüğü ve belkide daha uzun yıllar hüküm süreceği dağlar ülkesi,değişmeyen ırkçılık,din,dil,kültür ve insan ayrımı.Sahi bu kitaptan daha doğru yıllardan bu yana hiç mi insan olmayı beceremedik,hiç mi empati kurmayı denenedik,hiç mi vicdanınıza kulak vermedik, ölümü Allah'a bırakmayı hiç mi düşünmedik? Ve birgün bitecek mi tüm bunlar annelerin dilindeki hawar çığlıkları ve feryatları dinecek mi,dilinden dininden ırkından dolayı insanlar yargılanmayıp,eşit olmayı ve insanca yaşamayı becerebilecek mi,insan ruhunun zorla terbiye edilemeyeceğini,insanlara ölümle,zorbalıkla birşeyleri öğretemeyeceğimizi ve değiştiremeyeceğimizi ne zaman anlayıp kabul edecez.Hâsılı biz İnsanlar insan olarak yaşamayı ne zaman öğrenebilecez? "Ve sen hep erteledin gelişlerini. Bir gün ülkede herkes eşit olacak demek kadar boş bir vaat gibiydi sözlerin.Bu ülke de kimse eşit olmayacak ve sen hiç gelmeyeceksin şehrime. " Mehmet Uzun bu şiirinde eşitlik ve adaletin olacağı inancına dair umudunu çoktan kesmiş belliki.Oysa kitabın 158.inci sayfasında "Ölüm hiçbir zaman çare değil.Yokoluştur ölüm,yok olmak ne zaman çare oldu ki?Tek çare hayattır,en kötüsü,en çaresizi bile çaredir unutma.Çünkü UMUT vardır hayatta,her koşulda hayat UMUT taşır içinde." nasılda güzel umut aşılıyordu bizlere.Herşeye umudu olan adamın eşitliğe dair bir umudu yoktu belli ki yahut kaybettirilmişti ona bu inanç. Kitapla ilgili spoiler vermekten kaçınarak birkaç birşey söylemek istiyorum;Mehmet Uzun'un hep okuyacam deyip okumayı sürekli ertelediğim ve Mehmet Uzun'un okuyacağım ilk kitabı olacaktı bu kitap.Kitabin sonu başta verilmesine rağmen kitabın devamı sonundan daha heyecanlı ve
Duygu ve Düşünce
Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık (Cep Boy)Mehmed Uzun · İthaki Yayınları · 201710,9bin okunma
Puan vermedi·358 syf.··
2025 4. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2025 23:29
Çok güzel, akıcı, sürükleyici bir kitaptı. Mehmed Uzun okuduğum ilk kitabı . Aşırı derecede beğendim! Renas'ın ölümüne çok üzüldüm, Kevok ile jîr'in bı daha hiç karşılaşmaları, beni derinden etkiledi ağladım diyebilirim. Kitapta olduğu gibi şuan hayatımızda yaşadığımız olaylar çok üzücü ölüm, kin, nefret ... asla bitmiyor... Kim aksini iddia ediyorsa yanılıyor. ... Okumaya ,sorgulamaya değer bir kitap.
Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık (Cep Boy)Mehmed Uzun · İthaki Yayınları · 201710,9bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·156 syf.·
2023 12. kitabı
“intihar diye bir şey yok bu dünyada. ölümle biten bir intihar yok asıl intihar gün gün yaşamakta” Yaşamak üzerine yüzlerce cümle, dize okumuş ama hiçbirinden Ahmet Erhan’ın bu dizeleri kadar etkilenmemiştim. Okuduğum andan itibaren zihnimin semasında gezindi durdu bu dizeler. Bir fotoğrafçının yakaladığı kırık bir tebessüm derinden etkiler bizi hani ya da bir öykü okuruz günlerce zihnimizde bizimle dolanır. Bazen tiyatroda bir replikte, filmde bir sahnede ya da bir heykeltıraşın taşa bıraktığı yüz ifadesinde takılı kalırız. Çıkamayız oradan hani. Sanatın büyüsü de buradadır. Küçük bir dokunuşla etkisi altına alır bizi. Öldürücü darbeyi indirir. Bu yüzden zihnimin köşelerinde bu dize ile gezindim uzunca. Darbe almıştım. Sonra bir gün bir kitap okudum. Öyküler kalbimin içinde kendine viran köşkler seçti sanki. Okuduğum kitap Zafer Çarboğa’nın Ra’dan Düşenler isimli öykü kitabı. Kitabı okurken dizeler gökyüzünden indi. Her öykünün sonunda öyküler karakterleriyle dile geldi: Ezilmişler, kendi içine akanlar, tutunamayanlar, susanlar, yarım kalıp tamamlanmamışlar, hassas kalpleri acıyla dolanlar, hayattan çok şey beklemeyenler, evlilikleri de ölümleri de para eden kadınlar, kaybolanlar ve bu kaybı tercih olanlar… Karakterler bu dizenin yaşam bulmuş hâlleriydi. Hayata yaşayarak kafa tutanlardı: Gün gün yaşayanlardı. Kitaba ismini veren Ra’dan Düşenler öyküsüyle başlıyor maceram. “Kordon dolanması bebeklerin intihar biçimidir, diye düşündüm hep. Çünkü bizi yaşamaya bağlayan şeyler aynı zamanda ölüme de yaklaştırır. Annemin beni yaşam ipiyle dünyaya sarkıttığı gün üşüdüm ilk defa. Çok acımasız bir yere düştüğümü o ipi kestiklerinde anladım.” (Ra’dan Düşenler, s. 130) Kordon imgesiyle, dünyada bizi başta hayata bağlayan işlerimiz, sevişlerimiz, koşuşturmalarımız
Ra'dan DüşenlerZafer Çarboğa · Bengisu Yayınları · 202113 okunma
Puan vermedi·242 syf.··
2024 141. kitabı
Ken Keskoo Renas Jiyan’ın ifadesiyle, Selahattin Demirtaş’a duyduğum hayranlık tarif edilemez. Türkiye’deki siyasetin karmaşası nedeniyle ben de uzun süre uzak durmayı tercih ettim. HDP’ye karşı bir mesafem var, ama Demirtaş’ın varlığı bu durumu değiştirdi. Umutsuzluk kelimesini duyduğum her an aklıma o geliyor. Yıllarca cezaevinde kalmasına rağmen inancını kaybetmedi, her daim dimdik durdu. Zınar Karavil’in kaleme aldığı "Demirtaş’ın Beyaz Sandalyesi" adlı eser, onun hikayesini etkileyici bir dille sunuyor. Bu kitabı okumak, beklediğimden çok daha heyecan vericiydi. Kitap, Demirtaş’ın cezaevine gidişini anlatırken, onun sakinliğini ve zekasını gözler önüne seriyor. Diyarbakır’dan götürülürken önce Kandıra Cezaevi yazılıyken, son anda Edirne olarak değiştirilmesi, yaşananların ciddiyetini gösteriyor. Cezaevine gidecekleri an, Demirtaş’ın “İçeride yoklar galiba. Gidelim,” demesi, onun ne kadar kararlı olduğunu gösteriyor. Eşinin ve kızlarının geride kalacağı, kendisinin bir tehdit olarak algılanacağı bir ortamda, tüm bu olan bitene rağmen inancını koruması gerçekten ilham verici. Selahattin Demirtaş, tam da bu yüzden özel bir isim. Zınar Karavil, Demirtaş hakkında yazılanları bir araya getirerek önemli bir eser ortaya koymuş. Kitabı okurken, anne, abla, eş, baba gibi farklı rolleri düşünmek duygusal bir etki yarattı; özlem ve acı bir araya geldi. Ancak kitabı bitirdikten sonra gözlerim umutla doldu. Zınar Karavil, titiz bir çalışma ile anlaşılır ve etkili bir eser sunmuş. Dilerim dostluğumuz, bu tür güzel projelere vesile olur. Kesinlikle okunması gereken bir eser. Umut her daim baki, inanç her zaman var olacak: Selahattin Demirtaş! Kitapta, yazarın önerdiği Demirtaş’ın yazıları ve müzik belgelerinin linklerini aşağıda paylaşıyorum; bu içerikler, kitabı okuduktan
Edebiyat
Demirtaş'ın Beyaz SandalyesiZınar Karavil · Dipnot Yayınları · 2022114 okunma
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2024 112. kitabı
Öncelikle şimdiye kadar Renas Jiyan’ı okumadığım için kendime çok kızıyorum. Bu kadar değerli bir sanatçıyla aynı topraktan olmak bana gurur veriyor ve bunu bu kadar geç farketmek beni utandırıyor. Bir sanatçının kalemi ne kadar güçlü olabilir dediğimde Mehmed Uzun derdim veya Cegerxwin derdim ama Renas Jiyan tanıdıktan sonra bir sanatçının geçmişini ve çocukluğunu böyle güzel tasvir etmesi güncel yaşamın seninle konuşurcasına günlük yaşam cümlelerini sanat diliyle edebi bir şekilde yazmasına hayran kalmamak mümkün değildir. Renasın deniz gibidir. Derin ve eşsiz bir kalemi var. Sürekli yazması gerekir bizlerin hafızasını en iyi betimleyen sanatçımızdır. Eğer okumadıysanız kesinlikle okumalısınız ve Renas Jiyan Janya şiiriyle tanımak ona büyük haksızlık olur. Kitaptan bazı alıntılar yaparak incelmeye devam etmek istiyorum. "êşa mirov gundê wî ye, eslê wî ye" Köy bizler için yuva niteliğindedir burda yalın bir dille insanlığın yuvası yurdunu berrak bir şekilde anlatması hayranlık bırakıyor insanda. Öte yandan biz Kürt halkı için bazı travmalar vardır. Bir babaya kargoda oğlunun kemikleri verilmesi gibi acı ama yaşandı Renasın kaleminden “Haqan Arslan ez jê re dibêm: hey dilê, hey arî-kilê! ê di pakêta kargoyê de ne ez im ez êvarî, çilê zivistanî di tûrikê destê bavê xwe de berfeke esmer im nehêle kes pê li berfê bike dûre ez ê biêşim.” Bunu okuduktan sonra gözyaşı döküp gerçek acıyla yüzleşmek sanatın iyi ağır tarafıdır sanırım. “Bejna li ber bênamûsan bitewe ti carî rast nabe . “ şu cümle anladıktan sonra etrafındaki bütün insanlara karşı olan duyguların değişebilir işte hayran olmamak mümkün değildir! “Emine Şenyaşar keçê, serê xwe rak! ez ji te re dibêm: SERÊ XWE RAK! negirî, hêsirên te nîskên sor in di beroşa dilê min de dikelin hela li dora xwe binêr li dora
Alıntı
Êvar Încas in Şev KerseleRênas Jiyan · Belkî yayınları · 202314 okunma
Aydınlığım Aşk Karanlığım Ölüm
10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2024 160. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2024 16:33
...ve sen hep ertelerdin gelişlerini. bir gün ülkede herkes eşit olacak demek kadar boş bir vaat gibiydi sözlerin. bu ülkede kimse eşit olmayacak ve sen hiç gelmeyeceksin şehrime...'' Türkçe'ye aşk gibi aydınlık, ölüm gibi karanlık olarak çevirilse de birebir çevirisi “aydınlığım aşk, karanlığım ölümdür" olan mehmed uzun romanı. Yazarın en güzel romanı olabilir. orjinalinden değil türkçe çevirisinden okudum ama biliyorum ki şiir gibi bir dili var. çevirisiyle bile hissettim. şiir gibi kitap. uzun uzun cümleler sel gibi akıp geçiyor. ve o dağlar ülkesi, büyük ülke. hepimizin içinde de yok mu, çatışma halinde iki ülke ve içinde yaşanan gerçekler? gitme arzusuyla yanan jir'in sonrasında yol gösteren renas, kevok'un iç çatışmaları, ölüm korkusu, baz'ın kabuğundan sıyrılması ve son. başından bildiğimiz bir son. o kadar akıcı bir dille ve o kadar ileri düzeyde bir teknikle yazılmış ki asla eskimez. 30 yıl öncesine ait olmasına rağmen günümüzü yansıtıyor sanki. çünkü yazarın da dediği gibi, tanklar değişti, giyim kuşam değişti, telefonlar değişti ama insanların kîni, nefreti, öc alma duygusu değişmedi. son olarak, vicdanlı bir insan olursanız belki bir gün jîr'i görebilirsiniz.
Edebiyat
Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi KaranlıkMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 202010,9bin okunma