Duyarlı olmak, sadece acıları ve çirkinlikleri değil, sevinçleri ve güzellikleri de algılamamızı sağlar.
En diğerkâm insanlar, aynı zamanda müzikten ve romandan en çok keyif alanlar değil mi?
Doğanın bozulmasına en çok dertlenenler,
güneșin doğușundaki güzelliği en iyi görebilenler... Mutluluk uğruna bilincimiz ve vicdanımızı bastırmak gerekiyorsa, durup düșünmek gerek.
Zaten "mutluluk" dediğimiz nedir ki? Biraz güvenlik biraz da can sıkıntısı değil mi?