Kitaplar, bir zamanlar bana, insanları sevmek lazım geldiğini, insanları sevince tabiatın, tabiatı sevince, dünyanın sevileceğini, oradan yașama sevinci duyulacağını öğretmiștiler.
-Sen ne olacaksın büyüyünce ?
-Ben mi? dedi.
-Ben, dedi, boyacı olacağım.
-Ne boyacısı ?
-Kundura boyacısı.
-Neden kundura boyacısı ?
-Ya ne olayım ?
-Doktor ol, dedi.
-Olmam, dedi.
-Neden?
-Olmam iște.
-Neden ama ?
-Doktoru sevmem ki.
-Olur mu ya? Bak, dedim. Doktor sevilmez olur mu ?
-Tabii sevmem, dedi.
Annem hasta oldu.
Evimize geldi. Kumbaramızı kırdık.
Bütün yirmi beșlikleri ona verdik. Sonra çeyrekler kaldı. Onlarla da reçeteyi yaptırdık. O da zorlan.
-Ama annen iyilești.
-Annem iyilești ama paramız gitti.
İki gün yemek yemedim ben.