Resul Alperen

10/10
·244 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
Okuduğum en güzel düzyazıların başına Haydar Ergülen'den okuduğum bu ilk kitabını ekliyorum. Artık bir yazarın daha hayranıyım. Tez vakitte diğer eserlerini de biriktirmeye başlıyorum. Kitabın kapağını ilk gördüğümde aklıma Hasan Ali Toptaş'ın "Gitmek fiilinin altını çift çizgiyle en güzel trenler çizermiş." sözü geldi. Güzel bir yolculuğa benziyor deyip alıverdiğim kitabın daha ilk sayfasında kaleme sarılıp demiryolları gibi çizdim kitabın cümlelerini. Kitap; Edip Cansever, Tanpınar, Melih Cevdet Anday, Ülkü Tamer, Atilla İlhan, Cemal Süreya gibi daha nice yazar ve şairleri alıntılıyarak bahsederken, tıpkı dünyayı çepeçevre sarmış demiryolların bölünmesi gibi bu zengin kitap da açılıp saçılırken kendinizi bir trende bir şiirden başka bir şiire yolculuk eder gibi hissediyorsunuz. Kitap sizi anılardan bir trene bindirip istasyon istasyon gezdiriyor. Benim de aklıma, yazara sevinerek ortak olduğum, ilk tren yolculuğum geldi. Dünyaya olan bakış açımı inşâ eden, güzel insan babamla beraber yapmıştım. Ankara garında başlayan bu yolculuk, ne güzel bir yolculuktu halen aklımda... Bu kitap beni alıp o yolculuğa kadar götürdü. Sonra bir an durup hayallere daldım " Şöyle bir tren olsa da beni ta çocukluğuma götürse " dedim. Bir ikindi vakti okuldan çıktığım, koşa koşa soluğu mahallemde aldığım, kaldırımlara otlarla resimler çizdiğim çocukluğuma... Orhan Veli'nin "Mahallemdeki Akşamlar İçin" yazdığı şiiri belki de bu yüzden çok seviyorum. Kitabı okudukça o günlere özlemle çevirdim sayfaları. Biraz düşünüp çocukluğuma götürecek böyle bir trene binme imkanım olmasa da hayali yapılacaklar listeme, Moskova'dan başlayan ve Sibirya'yı baştan başa kat ettikten sonra Pekin'de sona eren dünyanın en uzun tren hattına sahip Trans Sibirya'ya binmeyi de ekliyorum. Yazara göre
Trenler De AhşaptırHaydar Ergülen · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201566 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·140 syf.··
2018 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2018 23:02
Kimilerinin böyle bir "yeraltı"sı var. "Canlı hayat" tan bağını kopardığı "güzel ve yüksek şeyler" düşlediği kendine ait kimseciklerin olmadığı bir yeraltı... Burada anılar tekrar canlanıyor her seferinde kendisine yeni bir anlam katıyor en nihayetinde bu kitap gibi sanata ve felsefeye bağlanıyor. Burası tepeden tırnağa huzursuzluk. Burası istediğin zaman yalnız kalacağın bir "billur saray" değil. Burası bir mecburiyet! Burası toplumuna ayak uyduramayanların ülkesi.Her ferdi, çevresinden uzaklaşıp vatandaşı olduğu bir kitabın sayfalarında kayboluyor. "Canlı hayat" ın bütün unsurları berrak sudaki çakıl taşları gibi net gözüküyor. Bir idrak dağarcığına kazınıyor, hayatındaki boş ve manasız her şeyin dibine kibrit suyu döküyor. Yeraltı, insanı işte böyle bir kauçuk gibi şekillendiriyor. Hayaller kuruyor bazen "kahraman" bazen "çamur" oluyor. "Güzel ve yüksek şeyler" düşlüyor sonra da olmayacağına inanıyor. Burası bir tutarsızlık. Çelişki kümesi... Kitabın ilk bölümünde bir münazara hali olması belki de bu yüzden. İnsan burada "dış etkilerden" kurtulmak için kitaplara sığınıyor. Her kitap yeraltına birer birer pencere açıyor, sayfalardan perdeler dikiyor, okudukça aralanıyor, her pencereden başka bir güneş doğuyor. Ne değerli ve yüce varlıklar... İyi ki varlar. Var olsunlar!
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,6bin okunma
Puan vermedi·413 syf.··
Beğendi
·
2018 4. kitabı
Lise yıllarımda okuduğum sadece ismiyle bile insanı etkileyen bir kitap. En çok betimlemelerin altını çizmiştim. İnsan daha gitmeden bir yeri betimlemelerle daha güzel hayal edebiliyor ve hayatımda Kırgızistan'a hiç gitmedim. Bir gün o Sarı Özek bozkırlarına trenle gideceğim ve yolculuğum sırasında bu kitabı tekrar okuyacağım.
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656bin okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
Babamın kitaplığını karıştırırken karşılaştığım, okuduğum ilk roman. Edebiyata olan merakım bu kitapla başladı. Romanın kahramanı melez bir kurt. Yani konuşamayan bir canlı. Bir kurdun gözünden dünyaya bakmamıza fırsat veren benim için özel bir eser. Fantastik bir roman olmamasına rağmen nasıl da bir romanın kahramanı olabilmiş diye merak edenlere tavsiye ederim.
Beyaz DişJack London · Arkadaş Yayıncılık · 200595,6bin okunma