deprem anında aklıma direkt 6 şubat geldi. sadece fotoğraflardan gördüğüm enkaz görüntüleri, binaların yıkılma ânı… hepsi gözümün önünden geçti. sonra kendim, ailem, bütün istanbul…
dışarı çıkamayacağız ev başımıza yıkılacak sandım. hatırladığım tek şey ağlayarak çığlık çığlığa dışarı çıktığımız. akşama kadar dışarda kaldık ve ben evde rahat rahat ailemle oturmanın bile ne büyük lüks, ne büyük nimet olduğunu anladım.
sonra aklıma yine 6 şubat geldi. halimize şükrettim, ailem yanımda olduğu için şükrettim.
Bir ihtiyarın kırışık yüzünde parlayan tek bir damla gözyaşı, genç bir adamın gözkapaklarından dökülen bütün yaşlardan daha dokunaklıdır, çünkü bu gözyaşı yıpranmış bir yürekten gelir.