Puan vermedi·206 syf.··
Beğendi
·
2026 64. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 10:44
Yani bir kitap bence böyle kişisel gelişim olmalı. Çok güzeldi, gerçekten çok güzel şeyler öğrendim. Ben genelde mantıkçı bir insandım. Galiba bu kitap sayesinde bir takım değişikliklere müsaade edeceğim. Keyifle aktı gitti ya. Arada saçma bulduğum yerler oldu ama yine de bana çok güzel bilgiler kattı
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202526bin okunma
Puan vermedi·206 syf.··
2026 7. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 23:00
Bazen yolunu kaybeder insan. İçindeki ışığı bilir ama onu yakacak düğmeyi bulamaz. Kendi kendisini hapsettiği o karanlığın çıkış yolunu, kendisi çizmiştir oysa... Fakat bir şey olur ve bir anda dağılan ne varsa, yerli yerine oturur. İşte bu kitap size, o bir şeyin nasıl olacağının yolundan bahsediyor. O şey her neyse, iyiye hizmet eden herkesin yoluna çıksın.
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202526bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·206 syf.··
2026 242. kitabı
Pierre Franckh, kişisel gelişim ve modern spiritüalizm alanında dünya çapında ses getiren bu popüler eserinde; isteklerimizin, düşüncelerimizin ve kalbimizden geçenlerin hayatımızı nasıl şekillendirdiğini bilimsel ve felsefi bir çerçeveye oturtmaya çalışıyor. Klasik "çekim yasası" kavramını bir adım öteye taşıyarak, kalbimizin ve zihnimizin etrafa yaydığı elektromanyetik dalgaların —yani rezonans alanımızın— evrenle nasıl bir iletişim içinde olduğunu anlatıyor. Yazar; kuantum fiziğinden, epigenetik araştırmalardan ve kalbin nörolojik gücünden örnekler vererek, inançlarımızın hayatımıza tam olarak kendisiyle uyumlu (rezonans içinde olan) insanları, olayları ve durumları çektiğini savunuyor. Sadece olumlu düşünmenin yetmediğini, bilinçaltındaki o kökleşmiş olumsuz kalıpları, korkuları ve şüpheleri değiştirmeden gerçek bir dönüşümün yaşanamayacağını vurguluyor. *Rezonans Kanunu*; hayatın tesadüflerden ibaret olmadığını, bizzat kendi yaydığımız enerjinin bir yansıması olduğunu ileri sürerek; okura kendi kaderini yeniden yazmak, içsel gücünü keşfetmek ve yaşamını arzuladığı yönde dönüştürmek için pratik yöntemler, olumlamalar ve yeni bir bakış açısı sunan rehber niteliğinde bir başyapıttır.
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202526bin okunma
Puan vermedi·206 syf.··
2026 9. kitabı
Kitap bence gerçekten mükemmeldi. Ne tamamen bir kişisel gelişim kitabı ne de yalnızca bir büyü kitabı olarak değerlendirilebilir. Daha çok, insana farklı bakış açıları kazandıran bir eser gibi hissettirdi. Kişisel gelişime katkı sağlayan yönleri de oldukça değerliydi. Açıkçası, değer verdiğim bir hocamın önyargılı yaklaşımı nedeniyle bu kitabı uzun süre okumayı ertelemiştim. Ancak okuduktan sonra çok sevdim. Bu durum bana önemli bir şeyi daha gösterdi: İnsan, başkalarının fikirlerini dinlese de kendi yolunda ilerlemelidir. Çünkü bir insanın doğruları kendi hayatı için geçerli olabilir; sizin hayatınızı ise siz belirlersiniz. Hayat her zaman tamamen mantıklı bir yer değildir. Bu yüzden yalnızca mantıkla yaşamak veya başarıyı sadece mantığa bağlamak yeterli olmayabilir. İnsan zihninin ötesinde hâlâ açıklayamadığımız birçok şey var. Bu nedenle insanların neye inandığından çok, kişinin kendi iç sesine kulak vermesi daha önemlidir. Sonuç olarak, kendi inançlarınızla yaşayın, iç sesinize güvenin ve size iyi gelen, kaliteli bir hayat kurmaya çalışın.
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202526bin okunma
6/10
·206 syf.··
2025 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2025 03:38
‎​Hayata bakış açımızı değiştiren bazı kitaplar vardır; Pierre Franckh'in Rezonans Kanunu tam da bu kategoride. Kitap, dış dünyada karşılaştığımız olayların aslında kendi içsel frekanslarımızın bir yansıması olduğunu, yani "rezonans" içinde olduğumuzu savunuyor. Kitap, sabit bir gerçeklik olmadığını, her birimizin kendi öznel gerçekliğimizi inşa ettiğimizi vurguluyor: ‎ ‎​"Hepimizin bildiği gibi, tek ve kesin bir gerçeklik yoktur. Sadece öznel bir gerçeklik vardır. Bu yüzden hepimiz tamamen aynı olayı zihnimize farklı şekillerde kaydederiz." ‎ ‎​Bu bakış açısı, olaylara verdiğimiz tepkilerin neden bu kadar değişken olduğunu ve aynı deneyimden neden farklı sonuçlar çıkardığımızı anlamamıza yardımcı oluyor. Birçok kişinin takıldığı "geçmişi değiştirme" konusuna yazar, oldukça özgün bir pencereden bakıyor: ‎​"Birçokları geçmişin değiştirilemeyeceğini iddia eder. Fakat geleceğimiz büyük oranda geçmişimizden doğar. Bu yüzden geçmişimizin üstünde birazcık bile etkimiz olsaydı, bu çok iyi olurdu." ​Franckh, geçmişin sadece bir anı olmadığını, içimizde bıraktığı izlerle geleceğimizi şekillendiren bir "enerji alanı" olduğunu belirtiyor. "Kumdaki ayak izleri gibi" ifadesi, bu duygusal mirasın ne kadar kalıcı olduğunu çok şairane bir şekilde betimliyor. ‎ ‎Kitabın en vurucu kısımlarından biri de, ifade edemediklerimizin bile bir alanı olduğu gerçeği:​"Sözsüz düzlemde sırlara yer yoktur. Sessiz değişim tüm düzlemlerde gerçekleşir. Rezonans alanınız sadece bilinçli bileşenlerden değil, bilinçsiz bileşenlerden de oluşur." ​Bu, hayatımızda neden bazen "beklenmedik" şeylerin başımıza geldiğini açıklıyor; çünkü bilinçaltımız, kendi sessiz rezonansını çoktan yaymış durumda. ‎ ‎Kitabın sunduğu felsefeyi benimsetmek adına yazarın oldukça yoğun bir tekrar mekanizması kullandığını söylemem
Edebiyat
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202526bin okunma
Bilim ile Hikmet Arasında Bir Arayış
Puan vermedi·142 syf.··
2026 55. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 03:18
İsmail Hakkı Aydın’ın Frekansa Büründüm Beyin Diye Göründüm adlı eseri, yalnızca nörobilim üzerine yazılmış popüler bir bilim kitabı değildir. Eser; bilinç, insan zihni, evren, frekans, matematik, metafizik ve hakikat arayışı üzerine düşünmeye çağıran disiplinlerarası bir fikir yolculuğudur. Kitap boyunca yazar, modern bilimin kavramlarıyla kadim hikmet geleneği arasında köprü kurmaya çalışır. Bu yönüyle eser, klasik akademik metinlerden ziyade; bilimsel düşünceyi felsefî ve metafizik sorgulamalarla birleştiren bir düşünce manifestosu niteliği taşımaktadır. Kitabın daha ilk sayfalarında hissedilen temel yaklaşım şudur: İnsan yalnızca biyolojik bir organizma değildir. Beyin, sadece et ve sinir dokusundan ibaret bir yapı olarak değil; anlam üreten, algılayan, frekans yayan ve evrenle görünmez bağlar kuran bir merkez olarak ele alınmaktadır. Yazarın “frekans” kavramına yaptığı vurgu da tam burada anlam kazanır. Ona göre evrenin özü titreşim, enerji ve etkileşimdir. İnsan zihni de bu büyük sistemin dışında değildir. Eserin en dikkat çekici taraflarından biri, bilim ile inanç arasında çatışma değil tamamlayıcılık ilişkisi kurmaya çalışmasıdır. Özellikle Birûnî’ye atfedilen: “Beni bilim insanı yapan Âl-i İmran Suresi’nin 19. ayetidir” anlatısı üzerinden yazar, İslam medeniyetinin bilimsel üretim ruhuna dikkat çeker. Burada Kur’an, fizik ya da matematik kitabı olarak görülmez; fakat evreni araştırmaya teşvik eden bir bilinç kaynağı olarak yorumlanır. Bu yaklaşım, modern dönemde din ile bilimi birbirinin alternatifi gibi gören anlayışlara karşı önemli bir itiraz niteliği taşımaktadır. Kitapta özellikle dikkat çeken bir başka düşünce ise şudur: “Allah’ın rızasının laboratuvarlarda olduğunu anlamak zorundayız.” Bu cümle, eserin medeniyet perspektifini özetleyen temel
Bilim/Felsefe
Frekansa Büründüm Beyin Diye Göründümİsmail Hakkı Aydın · Girdap Kitap · 0111 okunma