Eser, hayattan ümidini kesmiş bir adamın bir sanatoryumda geçirdiği günleri ve burada hayata tekrardan bağlanışının öyküsünü anlatır. Kitap, başkarakterin arkadaşına yazdığı mektuplardan oluşuyor ancak mektup formatının etkili kullanılmadığını düşünüyorum. Örneğin mektupların birinde Tarla Kuşu’nun arkadaşı ziyarete gelir. Bu ziyaret okuyucuya yine mektup üzerinden anlatılır. ‘’Geldin, yaptın, onu gördün vb.’’ Bu ziyaret kısmının bu şekilde aktarılması beni kitaptan uzaklaştırdı. Genel olarak kitabı sevemedim, sıkılarak okudum.