Bütün bunlardan, bu dünyada iki insan ırkı olduğunu, ama bu iki ırkın sadece erdemli insan “ırkı” ve erdemli olmayan insan “ırkı” olduğunu öğrenebiliriz. Her ikisi her yerde bulunurlar, bütün toplum gruplarının içerisine nüfus ederler. Hiçbir grup tamamen edepli ya da sadece edepsiz insanlardan inşa olmamıştır. Bu bakımdan hiçbir grup “ari ırk” tan değildir.
O an anlamıştı Ava, her kelime eşit değildi. Bazı kelimelerin gücü vardı. Biri, kelimeleri sesli dile getirmeye karar verdiğinde, hayatının tüm gidişatını değiştirme güçleri vardı.
Mektubunu okuyan arkadaşına doğru bakınca sehpanın üzerindeki kitapları gördü. Açlıktan midesi kazınan birinin yiyecek gördüğü anda gözleri nasıl arzuyla dolarsa, onun da gözleri öyle şevkle, istekle parladı.
Eğer insanlar ölmeyecek olsalardı ve her şey serbest olsaydı, O da kötü olurdu, değil mi, diye sordu yaşlı düşünür, Hiçbir şeyin serbest olmaması kadar kötü olurdu diyerek tamamladı cümlesini.
Annemiz bize, “Canlarım. Aşklarım. Mutluluğum. Tapılacak bebeklerim” derdi.
Bu sözcükleri hatırlayınca gözlerimiz doluyor.
Bu sözcükleri unutmalıyız, çünkü artık kimse bize böyle şeyler söylemiyor, bu sözcüklerin anısı da taşınamayacak kadar ağır.