Samet çayından bir yudum aldıktan sonra aralıksız konuşmaya başlıyor. Ferit suskun. Bir ara Canan'la bakışıyorlar. Canan bu bakışı sarıp sarmalayıp kalbine koyar, arada bir çıkarıp bakar.
Nüfus artıyor, ekmek aslanın ağzında. Kentleşme böyle mi olur? Azgelişmiş deyince kızıyoruz. Hiç hakkımız yok. Balık Ankara'dan kokuyor. Yıllarca seçildiği ili milletvekili olarak ziyaret etmeyen, tanımayan mebuslarla geçirdik zamanı. Milletle devletin arası açıldı, bir türlü kapanmıyor. Bir seferberlik, topyekun bir heyecan lazım. Onun için de bir defa olmalı. İşte zurnanın zırt dediği yer.
Seğirtip kolundan tuttum hemen ve sesimi biraz daha alçaltarak, baba, Allah aşkına, n'oldu sana, diye sordum yeniden.
Konuşamıyordu, gidelim şimdi, gidelim dercesine birkaç defa elini salladı.