Rıdvan SARI

Rıdvan SARI
@ridvansari300
İNGİLİZCE ÖĞRETMENİ-YAZAR
LİSANS-MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ
18 Ekim 1989
73 okur puanı
Mart 2022 tarihinde katıldı
Adalet arayışı
İnsanı ciddi ciddi harekete geçiren savunma veya saldırıya ya da atağa ya da siz adını ne koyarsanız koyun bu mevzubahis eyleme geçiren yegane unsurlardan biri de ADALET ARAYIŞIDIR. İnsan patolojik seviyede adaletsizliği sindiremez, kabullenemez, taviz veremez ya içinde bir yangın olur yüzüne ve ruhuna yansır ya da içinde duramaz patlar dışarıya bir EYLEM olarak yansır. Bu uğurda adaleti ararken kendince bir adalet yorumu içinde ya ideal adaleti bulur veya bulmaya hizmet eden unsurlara hizmet eder ya da sapar adaleti arama yolunda başka adaletsizliklere sebep olur. Heyhat işin çetrefilli kısmı kişi bazen bunun farkında dahi değildir ve en can alıcı kısmı ideal adalet kavramı kişiden bağımsız değil içinde "BENİM" sahiplik zamiri veya eki barındıran bütün olgu ve kelimelere hizmet için vardır! Bunun dışındakiler bana dokunamayan yılan bin yaşasın cümlesinde saklıdır.
Felsefe-Düşünce
Reklam
Acı
Acı, denen şey belki de kaçtığımız nihayet duraktır. Kaçışımız beyhudedir. Acı bir şekilde sana uğrayacak... Yediğin yemekteki acı ya da kesiklerden, kırıklardan ve hastalıklardan gelen acıdan bahsetmiyorum. Çağımızın derdi ruhsal acıdan bahsediyorum. Etimizin altında duran ve ebediyen yaşayacak ben içindeki benden bahsediyorum. Ve "O an" geldiğinde saklanmak nafile, o yorgan seni karabasandan ve öcüden korurdu ve sen büyüdün acı senin içindeyken kırk kat yorgan çare olamaz derdine. Gerçek acı nedir bilir misin? Sevginin şiddeti ne kadar büyükse acı da o kadar büyük olur. Ama sen sevmekten korkma dostum. Kâinatı kaplayacak kadar sev sevdiklerini ve sevdiğin şeyler birgün senden gittiğinde o zamana kadar besleyip büyüttüğün, kainata sığdıramadığın o sevgi, sana büyük bir acı olup kıyametin olacak. Bütün kâinat yanarken sen nereye kaçabilirsin ki. Düşün sevgini en çok kime verdiysen ve o gittiyse senin kıyametin o an başlar ve ölene kadar sönmeyen bir kor gibi kalbin attıkça orada durur. Kime verdin sevgini annene mi ? Babana mı? Kardeşlerine mi? Eşine mi? Çocuğuna mi? ......... Var boşluğu sen doldur. Onlardan ayrılmayı onları kaybetmeyi bir an dahi düşünmek istemezsin. An gelir boş bir zamanda, boş bir mekanda bu düşünce kalbinde bir sızıyla aklına uğrar, gözünde bir resim olur kıyametinin şekli. Dayanamazsın yırtar atarsın o düşünceyi, başını aniden çevirir ve derin bir iç çekersin. Göz kapakların istemsizce titrer... Seni götürebildim mi o kıyametimize...? Herkese uğrayacak olan ve herkesin kaçtığı kıyametimize. O kıyametten kaçma, o ayrılıktan korkma, sev kardeşim, sonunu bile bile sev . Senin kıyametin olsa bile sev ve sevdir benliğini onlara, çünkü sen de başkalarının kıyametisin ve eğer öyleyse ne mutlu sana... Ama en çok herşeyi vereni ve hiç gitmeyecek olanı
Felsefe-Düşünce
Sahi kimim ben...? Hayatımı otuz iki sayfaya sığdırdım Lakin yazması otuz iki yıl sürdü... İlk sayfalarım boştu ve sonrakiler anlamsız hecelerden ibaretti. Anam babam dışında kimse okuyamadı.. Sonra arkadaşlarımla yazdım hayatımı onlarla aynı sıralarda... Çok şey öğrendim kalabalık kalabalıklardan... Öğrendikçe yazdım kimi anladı beni kimi anlamadı ... Kimi dönüp bakmadı bile... Kimi hayatımda sayfalarca yaşadı , kiminin ömrü bir satır bile sürmedi... Her gece başımı yastığa koymadan baştan sona okuyorum bu kitabı, Değiştirmek istediğim satırlar var elbet ama silgisi yok bu mürekkebin... Kitabım ne zaman biter bilmiyorum ama Son noktayı kimin koyacağını çok iyi biliyorum.
Edebiyat
Bir bilinmeze giden bir gemideyiz, Kaptanı ölmüş, dümeni kırılmış, Lodoslar çekiştiriyor yelkenlerini. Sorsan kimse bilmez, kimse kabul etmez, Bizlerin yolcu olduğunu.
Edebiyat