Kutadgu Bilig Kitap "Mutluluk Veren Bilgi" anlamına geliyor. Türk edebiyatının öncü eserlerinden biridir. Temel olarak bir çok alanda nasihatler ve ahlaklı, erdemli insan olmaya yönelik bilgileri çeşitli karakterler üzerinden (hükümdar, hacip, oğul...) veriyor. Yazıldığı döneme göre gayet güzel ve akıcı. Kitabı okuduğunuzda saray ve saraydaki görevlilerin kim olduğu ve nasıl hizmet etmeleri gerektiğini. Hükümdarın bu görevlileri seçerken neye dikkat etmesi gerektiği ve ayrıca bunların hükümdara karşı sorumlulukları aynı şekilde hükümdarın da bu bahsi geçen görevlilere,hizmetçilere ve halkına karşı sorumlulukları anlatılıyor. Her ne kadar bizden uzak ve alakasız görünse de kesinlikle bahsedilen konular her dönemden insana hitap ediyor . Ders alınacak güzel ve faydalı bilgiler de mevcut. Okumanızı tavsiye ederim.
Hata Neredeydi? Alanında kendini ispatlamış bir tarihçi Prof.Bernard Lewis , zamanında (özellikle Ortaçağda) dünyaya hükmeden , bilimde, mimaride , düşüncede çağının ilerisinde olan İslam Dünyası nasıl oldu da çöküşe geçti? Bernard L. sizleri tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Baymadan, yormadan lafı uzatmadan direk sonuca götürüyor. İslam aleminin ve özellikle Osmanlı'nın ne denli kritik hatalar yaptığını çok net anlıyorsunuz. Kitap bittiğinde su beynelminel kelime kafanizda bir atom bombası gibi patlıyor; "TARİH TEKERRÜRDEN İBARETTİR!" Maalesef tarihten ders almıyor aynı hataları yineliyoruz. Sonra sağa sola bağırıp yaw Hata Neredeydi be? Diyoruz ... Kitabı şiddetle okumanızı tavsiye ederim . Kitabın değindiği birçok konu var, tarih, eğitim, bilim, siyasi konular vs.
Seçme Hikayeler Yazar kendi adında bir tür ortaya çıkarmış bir Rus efsanesidir. Şöyle tanımlanıyor "Çehov Tarzı Hikaye: Herhangi bir olayı değil, günlük yaşamdan alınan kesitleri anlatan hikayelerdir. Bilinen hikaye planı dışındadır; serim, düğüm ve çözüm yoktur. Belli bir sonucu olmayan ve abartılmamış gerçeklerden bahsedilir."
Hikayeleri okudugunuzda sanki Rus ülkesinde seyahat ediyorda sağ sola bakarken ya da bir yerde bir konuşmaya kulak kabartırken yaşanmış ya da yaşanan bir vakaya bizzatihi şahit oluyor gibisiniz. Herbir hikaye bir romandan alınmış bir
kesit gibi. Ustaca ve kendine has bir tarz var hikayelerin. Hatta bizim edebiyatımızdan çok ünlü hikaye yazarları Çehov tarzının büyüsüne kapılmaktan kendini alamamıştır. Kim onlar? Memduh Şevket, Sait Faik, Tarık Buğra...
Sofie'nin Dünyası Kitap felsefe tarihi üzerine yazılmış. Böyle derin bir konuyu romanlaştırarak yazmak gayet keyifli. Bu şekilde felsefe hakkında çok derin olmasada az çok bilgi sahibi oluyorsunuz. İlk çağlarda özellikle Yunan filozoflar tarafından başlatılan bu akım günümüze kadar durmadan devam eden bir süreç. Filozoflar genellikle kendilerinden öncekilere ya karşı çıkmış ve yeni bir düşünce sistemi oluşturmuş ya da var olan bir felsefeyi alıp onu daha da geliştirmeye ve eklemelerle başka bir boyut kazandırmaya çalışmışlardır. Ben kimim? Nereden geldim? Nereye gidiyorum? ... Gibi sorularla hayatı sorgulayan ve sorgulatan bir kitap. Tabi kahramanımız Siz sofie diyin ya da ben Hilde diyeyim 15 yaşına girmesi ve gizemli mektuplar alması ve her bir mektup onun merakını kamcilamasi aynı Alice gibi harikalar diyarina gidercesine filozofların dunyasin girmesi gayet güzel. Tabi kitabın tam manasıyla tarafsız bir gözle ve bakış açısıyla her görüşe ve özellikle dinler meselesine yaklaştığını söyleyemem. Yine de okunması gereken bir kitap tavsiye ederim.