Dolayısıyla Firavun gibi olan şu veya bu şahsın despotizmine, sömürüsüne, zulmüne, insantapıcılık sistemine dayalı rejimine karşı çıkan insanlara "anarşist" (müfsid) demiyor İslâm!
Batı, bunun farkında olduğu, yâni sömürmekte olduğu insanların her gün biraz daha uyandıklarını, haklarını koruyamasalar dahi, bunu söylemeye başladıklarını ve bunun neticesinde, lokmalarının küçüldüğünü, rahatlarının kaçtığını gördüğü için, bu insanları biraz daha uyutmak ve onları -hâlâ bir şeyleri kalmışsa- biraz daha yolmak gayesiyle zaman zaman televizyonlarda “açlık” yâ da “açlar” şovu yapmakta, ve acıdır ki bu şovlar vasıtasıyla toplanan paralar dâhî kendi bankalarına hizmet etmektedir.
Bu kitabı okumadan önce zaten çoğu kişi tarafından sevildiğini biliyordum ve bu yüzden büyük beklentilerle okumaya başlamıştım. Ancak okuduktan sonra neden bu kadar göklere çıkarıldığını hiç anlayamadım. Belki ilerde anlarım bilmiyorum fakat şuan ki düşüncelerim şu şekilde:
İnsanlar topluma ayak uyduramamış ve kendi iç dünyasıyla fazla meşgul olmuş bir adamın hikayesini sırf yazarın trajik sonunu birleştirip ilginç bir fantezi hâline getirmişler. Oysa benim gördüğüm tek şey elinde her türlü imkan varken kılını bile kıpırdatmamış gereksiz acıtasyon yapan bir karakter. İki üç tane başarısız ilişkin oldu diye, diğerlerinden biraz daha fazla parasızsın diye "insanlığını yitirmiş" olmadın. Seni destekleyen çok kişi vardı, tek yapman gereken silkelenip kendine gelmendi. Bu kadar basit bir süreci aşmak yerine melankoliyi bir sığınak olarak kullandın. Çözüm burnunun ucundayken kendi bataklığında kalmaya devam etmen sadece büyük bir iradesizlikti.
Seçilmiş KişiLois Lowry
Mâlum dünyadaki siyasi gündem bu hâldeyken; savaşın, acının ve açlığın olmadığı bu günlük gülistanlık dünya bana başta çok cazip gelmişti. Ama sayfaları çevirdikçe anladım ki her şeyin bu kadar kusursuz olmasının nedeni, aslında insanı insan yapan o gerçek duyguların tamamen yok edilmesiymiş. Mükemmel bir dünya için renklerin, müziğin ve hatta aşkın bile feda edildiği bu düzenin "huzur" adı altında pazarlanması, aslında bizi biz yapan en temel parçalarımızın çalınması demek. Aslında şu anki dünya durumumuz her ne kadar içler acısı olsa da, insanların tüm bu kaosun ortasında hâlâ bir yuva sıcaklığını hissedebiliyor olmasını, en imkânsız anlarda bile geleceğe dair hayaller kurabilmesini seviyorum. Acı çeksek de, yorulsak da, gerçek duygulara sahip olmak ve hissedebilmek, sahte bir kusursuzluktan çok daha kıymetli.
Seçilmiş KişiLois Lowry · Arkadaş Yayınları · 20221,094 okunma