Bu dünyada yalpalayan varlığımız ancak ümidin ve anlamın kılavuzluğunda sükûn bulabilir. Anlatacak bir hikâyemiz, yularımızı bağlayacağımız bir aidiyet, bize yön ve ufuk tayin eden bir anlam olduğunda ışıklanır hayat.
Varlığın içine gizlenmiş faniliği, kederle birlikte daha bir fark eder ve dikkatimizi acıya batmış bir dünyaya yöneltiriz. Kederli insan, başkalarının iniltilerini hemen işitir. Şeylerin geçiciliği dünyanın güzelliğini daha yakından görmemizi sağlar, öyle ki istırabın yol kestiği bir dünyada ram olacağımız bir yer, tutunacağımız bir dal varsa o da güzelliktir.