Eren

Eren

Eren

, 2026 okuma hedefini ekledi.
2026 OKUMA HEDEFİ
3/25 kitap - %12 tamamlandı
3 kitap okudu
25 kitap
609 sayfa
3 inceleme
8 alıntı
9 günde 1 kitap okumalı.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bu cinayette herkes suçlu
8/10
·112 syf.··
2025 3. kitabı
Sonunu bildiğimiz bir kitabı okumak nasıl bir şeydir diye merak ettiğimde bulduğum Kırmızı Pazartesi, daha en başında Santiago Nasar'ın öldürüleceğini bizlere söylüyor. Kitabın devamında ise Santiago Nasar'ın öldürüleceği saate kadar yaşanan olayları gösteriyor. Santiago'nun cinayeti engellenebilir bir cinayet. Engellenmeyişinin en büyük sebebi: Seyirci etkisi. Vicario kardeşler önlerine gelen herkese Santiago'yu öldüreceğiz, öldürmeye gidiyoruz dese de bir kişi dışında kimse onları ciddiye almıyor. Santiago'ya haber verme gereğinde bile duymuyor. Kendi mahallemizde şiddet, hırsızlık gördüğümüzde nasıl müdahale etmiyorsak, diğer insanlar müdahale edecektir, polisi arayacaktır diyerek sorumluluğumuzu paylaşıyorsak; Santiago'nun çevresinin de aynı şekilde hareket ettiğini düşünüyorum. Bu kitapta hiç kimsenin masum olduğunu da düşünmüyorum. Santiago Nasar haksız yere mi öldürüldü? Belki. Ama içinde küstahlık taşıyordu. Bayardo San Roman mağdur mu oldu? Belki. Ama içinde büyük bir kibir taşıyordu. Vicario kardeşler katil olmak zorunda mıydı? Belki. Ama onların içinde büyük bir cahillik vardı. Angela Vicario yalancı mıydı? Belki. Ama içinde büyük bir bencillik vardı. Bir çırpıda okunacak zevkli bir kitaptı. Kitabın sonunu bilmemiz, bu sonun nasıl geldiğine dair bir merak uyandırdı. Yazar da bu merakı canlı tutmayı başardı. Sana puanım 8 kanka.
İnceleme
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 201395,3bin okunma
Kitaplar 451 Fahrenheit'ta yanar
10/10
·202 syf.··
2025 2. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2025 00:14
Kitapların gereksiz ve zararlı olarak görüldüğü bu distopik gelecekte insanlar artık düşünmeyi, yeni bilgi edinmeyi, tartışmayı ve fikir yürütmeyi bırakmış; bunlara sebebiyet veren kitaplar da düşman olarak kabul edilmiştir. Televizyon programları her evin içine girmiş, artık onlarla kurgusal bir aile yaratılmış, önlerine sunulan içeriklerle sadece mutlu olmak hedeflenmiştir. İnsan mutlu olmalıdır. Mutluluğu engelleyen şey ise düşünmedir. Düşünmeyi engellemek gerekir. Düşünmeye gerek yoktur. Cahilin mutlu alimin suçlu olduğu bu evrende İtfaiye örgütünün görevi yangını söndürmek yerine yangın çıkarmak olarak değiştirilmiştir. İnsanlara farklı fikirler, farklı dünyalar ve farklı düşünce yapıları sunan kitapların yok edilmesi itfaiye örgütünün yegane amacı haline gelmiştir. İtfaiye örgütünün bir mensubu olan Guy Montag'ın Clarisse McClellan adlı 17 yaşındaki bir kızla tanışması ile başlıyor hikayemiz. Hayatı boyunca kitapları yakarak yok eden Montag, kızla her konuşmasında farklı düşüncelerle karşılaşıyor. Hem hayatı, hem de hayatını sorguluyor. Yaşadığı evi, yaptığı işi ve hayatını geçirdiği eşi, içi bomboş olan bir mankenden ibaret haline geliyor. Bu kırılma anıyla çaldığı bir kitabı okumaya başlayan Montag, sudan çıkmış balığa dönüyor. Şefi Beatty ve akıl hocası Faber ile geçirdiği maceralar sonucunda da "gerçeği" ve "olması gerekeni" görüyor. Kitabın sonunda Montag artık yeni bir düşünürdür, insandır. Onun gibiler azınlıktadır. Bir yere ait değildirler. Göçebe olarak yaşayıp kitaplarda yazanları ezberleyerek aktarma amacını edinmişlerdir. Montag onlara katılır ve kitap biter. Her zaman bir umut vardır. Fahrenheit 451, bir olay veya düşünce romanı değil. Romandaki her karakter o kadar iyi bir şekilde işlenmiş ki; her karakterin size söylediği bir şey, savunduğu bir
İnceleme
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma
Sil baştan başlamak
Ama insanın muhteşem tarafı budur; sil baştan yapmaktan vazgeçecek kadar umutsuzluğa veya tiksintiye kapılmaz asla... Çünkü böyle yapmanın önemli ve yapmaya değer olduğunu çok iyi bilir.
Bir insan kaç kez dibe vurup da yaşamayı sürdürebilir?